Konu futbol olduğunda, son dönemlerde
iki büyük içecek firmasının reklamlarını birbiriyle
karşılaştırmaya bayılır hale geldim. Coca-Cola ve Pepsi\\\'nin
birbirlerinin pazarlarını elde etmek için giriştiği yazarın en
güzel yansıması reklamlara harcadığı paralar ve bu doğrultuda
ortaya çıkarttıkları fikirler oluyor.Güney Afrika 2010 için de son 2
haftadır ortalarda dolaşan reklamlara bakıyorum da, iki firmanın
fikirleri de çok iyi durumda. İki firmanın da şimdiye kadar
yayınladığı reklamları video paylaşım sitelerinden bulup
izlemenizi tavsiye ettikten sonra, Pepsi\\\'nin turnuvaya 1-0 önde
başladığını belirterek oyunumuzdan bahsetmeye başlayalım.Renkli Tribünler Eşliğinde FutbolFIFA\\\'nın
özellikle konsollardaki başarısının ardından herkesin beklediği
bir oyun oldu Güney Afrika 2010. Bunun sebebi ise, geçmişten beri
Dünya ve Avrupa Kupası oyunlarının normal FIFA\\\'lara oranla daha
eli yüzü düzgün, daha renkli ve güzel gözüken oyunlar
olmasıydı. Ben de bu beklenti ile açtım oyunu.
Bir süre
oynadıktan sonra, bu genel-geçer doğrunun değişmediğini, FIFA
2010\\\'un çok daha güzel halinin karşımda olduğunu fark ettim ve
küçük bir gülümsemeyle detaylara inmeye başladım.Maç
başlangıçlarında stadyumun \\\"yaşadığını\\\"
hissediyorsunuz. Tribünler çok renkli, taraftarlar sadece futbol
izlemek ve eğlenmek için orada olduklarını anlatıyor oyunculara.
Müzikler ve taraftar sesleriyle maç öncesindeki seramonilerde bile
atmosfere giriyorsunuz.Maç başladıktan
sonra ise, konsollarda beğenilen bi\\\' FIFA oyunu görüyorsunuz. Pas
tokluğu geliştirilmiş, topun hareketleri biraz daha gerçekçi
hale getirilmiş ve bunlardan da öte, oyuncuların animasyonlarında
ufak değişikliklere gidilmiş. Bunların dışında tribünlere
geri dönersek, maç esnasında takımlarına olan destekleri,
tezahüratları; gollerden sonraki sevinç atmosferleri görülmeye
değer düzeyde. Hani, Dünya Kupası çoşkusunu rahatlıkla
hissettiriyor size oyun.Fildişi Sahilleri ile ŞampiyonluğaBu
oyunda bahsetmek istediğim asıl olay ise, \\\"Be A Pro\\\"
modunun değiştirilmiş hali. İsmine \\\"Captain Your
Country \\\" demişler ve sistem
aynı. Buradaki tek değişiklik, yaratacağını veya seçeceğiniz
oyuncu ile kulüp bazında değil, milli takım bazında ter
dökmeniz. Kendi milli takımınız için savaşmak ve takımınızın
finallere kalmasını sağlamak çok daha zevkli.Story of
Qualifying modu ise futbol oyunlarına son yıllarda eklenen bir mod;
senaryo. Çeşitli senaryolar aracılığı ile belli dakikalarda
oyuna başlıyorsunuz. 56. dakikada başladığınız bir maçta 1-0
gerideyken maçı kazanmanız veya 3-0\\\'lık bir maçta gol
yemememeniz gerekiyor.Her Dünya Kupası
oyununda olduğu gibi, elemelerden itibaren başlayan bi\\\' takım
listesi var. Doğal olarak Türkiye Milli takımımız da bu listenin
içerisinde yer alıyor.FIFA 2010\\\'un
konsol versiyonlardaki en beğenilen özelliklerinden birisi,
grafikleriydi. Yapımcılar bu başarılarını Dünya Kupası ve
özellikle Afrika\\\'nın \\\"renkli\\\" atmosferiyle daha da güzel
hale getirmişler. Genel görünüm ve maç esnasındaki grafiksel
uyum sırıtmıyor. Gerçi modellemeler konusunda aynı şeyi
söyleyemiyorum; ünlü oyunculardaki \\\"tanıdıklık\\\" olayı
güzel kotarılmış olsa da, biraz daha arka planlarda kalmış
sporcular gerçekleriyle pek yakın durumda değil.
Atmosferden
yukarıda bahsettim aslında biraz. Gollerden sonra sevinçten
\\\"yıkılan\\\" stadyumlar ve maç esnasındaki hareketlilik
bir futbol oyunu için yeterince atmosferi sağlıyor diyebilirim.Kontroller ve
diğer oynanabilirliği etkileyen olaylar FIFA 2010 ile hemen hemen
aynı. Ufak geliştirmeler dışında pek fazla değişim göremedim
ben oynadığım süre boyunca.Sonuç olarak,
konsollardaki FIFA 2010\\\'un genel beğenilme düzeyinin biraz daha
üzerine çıkan, bu beğeniyi milli takım alanına sokan bir oyun
olmuş Güney Afrika 2010. Konsollar için FIFA 2010\\\'un yanına almak
ve bir süre de milli forma altında ter dökmek isteyenler için
öneriyorum.
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
