Olay rüya sahnelerine geldiği zaman, hiç kimsenin aklına hayaline sığamayacak kadar yaratıcı olmanız gerek. Dehşet verici kabuslar ile oyuncuyu sıkıntıya sokmak yada güzel bir rüya seansı yaşatmak, size kalmış. Fakat hiç şüphesiz, rüya sahneleri her oyuna ekstra bir deneyim katıyor.
O halde, en çok akılda kalan oyun sahnelerinin çoğunun, aslında oyun içindeki bir rüya olduğuna şaşırmamak gerek. Yapımcıların sahip olduğu onca seçenek ve mekanik arasında, bu tarz sahneler oyuncuya, normal bir oyunda görmeyi beklemedikleri şeyleri yapabilme imkanları sunuyor.
En iyi kısmı da şu, filmler ve televizyon dizilerinin aksine, oyunların gerek dışı olması sayesinde, oyun içinde hazırlanan rüya senaryoları oyunculara, oynadıkları şeyin aslında gerçek olmadığını daha kolay aktarabiliyor.İşte size en iyi 5 kabus seansı…
5. Far Cry 3
Oyunun ana senaryosuna devam ederken bir anda kendinizi uyuşturucunun etkisinde bir rüyada bulmanız, Far Cry klişesinin çok dışına çıkmamış olmanız demek. Sonuç olarak, Far Cry 4’te de karşılaştığınız uyuşturucu etkisinde kaldığınız sahneler, Ubisoft’un serilerinde sürreal rüya seanslarını kullandığını gösteriyor.
Buna rağmen, belki de en çok hafızalara kazınan sahne, dev bir şeytanla sadece ok ve yayınızla savaşmak zorunda kaldığınız sahnedir. Aslında, okların ucunda patlayıcı başlıklar vardı, fakat yine de, savaştığınız canavar normal bir evin 2 katı büyüklüğünde şeytani bir varlık.
4. Alan Wake
Klasik hayatta kalma korku oyunu modası, bütün Alan Wake oyunu bir kâbus seansı üzerine kurulu. Daha fazlası, oyunu öğrenme aşamasında Remedy’nin Stephen King’inden ilham alınmış.
Girişte size Alan adlı karakterin kontrolü veriliyor, düşmanlarından kaçıp savaşmakla uğraşan bir karakter ve oyunun içindeki adıyla Taken olarak biliniyor.
Alan Wake oyununun atmosferi mükemmel, çünkü tepeden tırnağa bir klasik hayatta kalma-korku oyunu. Silent Hill gibileri aratmayan bu oyun, nasıl ilerleyeceğinizin çok iyi tasarlanmış olduğu, sizi gün içinde oynasanız bile korkutmayı başarabilen bir oyun.
3. Catherine
Catherine oyununun tamamı, karakterimizin gece gördüğü kabuslar üzerine kurulmuş. Kız arkadaşını aldattıktan sonra, karakterimiz Vincent, rüyalarının içindeki puzzle’lar ile boğuşuyor ve bu durumda kurtulmaya çalışıyor.
Bu puzzle’ların içine daldıkça, kendi kabuslarınızdan da yarım yarım hatırlayabileceğiniz tarzda düşmanlar ve gerçek hayatta görmüş olduğunuz ve bilinçaltınıza yerleşmiş olan mekanları görüyorsunuz. Vincent bir anda kendini değişik şekillere bürünen düşmanlardan kaçarken ve aynı zamanda puzzle çözerken buluyor. Bu düşmanlar, elinde bir elektrikli testere olan bebek gibi değişik düşmanlar.
Rüyalar gittikçe tuhaflaşırken, oyunun içindeki gerçeklik ile rüya arasındaki duvar o kadar iyi anlatılmış ki, oyunu oynarken neredeyse bunu yaşıyorsunuz.
2. Max Payne
Max Payne, sıradan bir “third person shooter” oyunu değil. Remedy’nin kitabındaki atmosferik dünya, karanlık bir tema ve çok iyi bir hikaye anlatım tekniği ile birleştirilmiş. Eve geldiğinde, karısını ve kızını öldürülmüş vaziyette bulduğu değişik kâbuslar tarafından kovalanıyor karakterimiz. Max Payne, muhtemelen herkesin oyun içi kâbus deneyimini hissettiği ilk oyundur.
Bu rüyalar sıklaştıktan sonra, Max kendini uyuşturucunun etkisinde, kendi zihninin içinde hapsolmuş şekilde buluyor. Oyuna klasik silahlarınız ve ekipmanlarınız ile girmeyi unutun, karşınıza çıkan her aptal düşmanı havalı ağır-çekim efektleriyle yoketmeye hazırlanın.
1.Arkham Asylum
Arkham Asylum, Batman’in gerçekten hissedilen bir tema ile oyun sektörüne ilk girişi olmuştur. Sadece rakiplerini pataklayan bir ikonik Batman figüründen çok, Rocksteady’nin yapımcıları, küçük detaylar ile Batman atmosferini ve psikolojisini size hissettiriyor.
Ve Batman oyununun olmazsa olmazı da, Scarecrow’un kâbus seansları. Bu kötü karakterin özel gazından birkaç kez içinize çektikten sonra, bir süper kahraman oyunu olan Batman, tamamen bir korku oyununa dönüşüyor.
Fakat en çok hatırlanacak sahne ise oyunun sonlarına doğruydu. Oyununuz sanki çökmüş ve en baştan başlamış gibi gösteriliyor, oyuna baştan başlıyorsunuz. En başta, Joker’in deliler hastahanesine götürülüşünü görüyorsunuz. Bir anda kötü karakter ile iyi karakter yer değişiyor. Ve Batman en büyük korkularından birini yaşıyor. Unutulmayacak bir deneyim.
Sizin de aklınızda kâbus senaryosu içeren oyunlar var mı? Yorum kısmında bizimle paylaşın.