-Lordum, Türkler resmen bizi eziyor. Ne halt edeceğiz?-E zor seviyede Osmanlı ile kapışmaya çalışırsak olacağı buydu! Kaçın! Age of Empires III... Yıllardan beri strateji oyuncularına hizmet veren; insanda uyku, karnede tam not bırakmayan unutulmaz strateji oyunu Age of Empires, bu kez üçüncü oyunuyla karışımızda: Age of Empires III.. Biliyorum, geç bir inceleme oldu fakat önemli olan eninde sonunda incelenmesiydi ve ahanda inceliyorum. Biliyorsunuz, Age of Empires ilk oyunundan itibaren yakın tarihi konu alıyor ve serinin her yeni oyununda günümüze daha da yaklaşmaktayız. Age of Empires III ise, dünyanın ticaret yollarının değiştiği, Osmanlı Devleti'nin duraklama sürecine girmesine neden olan coğrafi keşifleri konu ediniyor. Biz de bu coğrafi keşifler başlığı altında İngiltere denen soğuk memleketten kalkıp yeni keşfedilen Amerika kıtasına gelip oradaki ilkel yerlileri sömürmeye çalışan bir misyoneriz. Haydi buyrun bakalım, şu anda bizleri sömürmekte olan A.B.D. aslında misyonerlerin birbirlerini sömürerek kurduğu bir ırk karışımıdır. Of teze bak! AoEIII, kendi dalına iyi birşeyler vermesi gereken fakat strateji türüne hiçbir yenilik getirmeyen, sıradan özellikleri bulunan bir oyun. Hikâye modu ve serbest oyun modu oyun türlerini oluştururken, oyundaki genel mantığımız da "Odun, yiyecek, altın topla; bunları kullanarak insan çıkar, topraklarını savun ve oyunu bitir!" şeklinde. Belirttiğim gibi, türe yenilik yok; maalesef oyunda umduğumu bulamadım fakat ne demişler: Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. O zaman ben de bulduğumu yiyeyim ve size bulduklarımı anlatayım. Oyunda İngiltere, Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya, Rusya, Hollanda ve tabiî ki Osmanlı İmparatorluğu bulunuyor. İlk bölümde biz İngiliziz ve Malta topraklarını Osmanlı saldırılarından korumalıyız. Daha ilk bölümden çok tip bir olayla karşılaştım, içimden kasıtlı olarak yenilesim geldi ve yenildim de. Yahu arkadaşlar ben bir türlü Osmanlı'ya karşı savaşamadım nasıl halledeceğim ben bu millet sevgisini? Yok yahu niye halledeyim ne güzel işte... İlk bölümleri (gönlünüz el verirse) geçtikten sonra artık Osmanlı ile düşmanlığımız sona eriyor, hâtta dostluk başlıyor. Tabiî bütün hikâye modunda İngiliz kalmıyoruz, daha sonra Fransız falan da oluyoruz. Aman Fransız kalmayın hiçbir olaya.. Daha önce de dediğim gibi, oyunda fazla yenilik yok; oynanış da aynı eski oyunlar gibi. Yalnız artık ham maddelerimiz 4 değil, 3 tane: Altın, yemek, odun. Neden bunu yapma gereği duymuşlar hiç bilmiyorum ama taş kaynağı oyundan çıkarılmış. Heykeltıraşlara kötü haberi vermiş olduk... Neyse, oyunumuz coğrafi keşifleri konu aldığı için Amerika'da gittiğimiz yerlerde her yeri keşfetmemiz gerekiyor arkadaşlar. Kapalı olan haritamızın her köşesinde yeni şeyler bulabiliyor, kendi tarafımıza çekip sömürebileceğimiz yerli kızılderililere rastlayabiliyoruz. Benim gözüm bir ara Red Kit'i aradı ama maalesef göremedim. Oyun boyunca yabancı topraklarda olduğumuz için ve görevimiz yeni ticaret yolları kurmak olduğu için, hemen hemen her bölümde "Tren yollarını ve ticaret hanlarını kur!" göreviyle karşılaşıyoruz. Bu tren yolları ve tren yollarının yanında bulunan ticaret hanları iş gücünden makine gücüne geçerek başka yerlerden ham madde temin etmemizi sağlıyor. Bir hanınıza altını işaretler, diğerine odunu işaretlerseniz her seferde her çeşit ham maddeden elde edebilirsiniz, bu da sizin yararınıza olabilir. Ayrıca ham madde ve diğer şeyler için Avrupa'da bulunan ülkemizden de yardım alabiliyoruz. Her yeni iş yapışımızda, rakip devletleri yıktığımızda kazandığımız deneyim puanları menümüzün ortasında bulunan seviyeye ekleniyor ve bu seviye her doluşunda biz ülkemizden birşeyler talep edebiliyoruz. Ham maddeden tutun askere, toptan tutun tüfeğe... Bütün bu kaynakları kullanarak devletimizi daha da geliştiriyoruz ve Amerika kıtasında yer ediniyoruz. Eee acı çekmeden mutlu olunmazmış, biz devletimizi oturtmaya çalışırken tabiî ki topraklarımıza göz koyan başka devletler de oluyor. İşte onlara karşı ise, beyin ve silah gücünü kullanmamız gerekiyor. Arkadaşlar biliyorsunuz serinin önceki oyunu Age of Empires II'de henüz ateşli silahlara geçilmemişti ve ok, mancınık gibi ilkel silahlarla idare ediyorduk fakat Fatih Sultan Mehmet sağolsun artık ateşli silahlar da -kale duvarlarına tesir ettiği anlaşıldıktan sonra- kullanılmaya başlandı, tabiî oyunumuza da girmiş oldu. Oyunumuzun genel işleyişi böyle, başka türlü anlatılmaya değer bulduğum fazla yenilik yok: Her şey diğer strateji oyunlarıyla aynı şekilde. Hee şimdi gelelim birçok kişinin öfkeyle karşıladığı menü olayına. Arkadaşlar, oyunun oyuniçi menüsü ekranın yarısını kapladığı için ve sağ-sol üstte de birşeyler olduğu için oyuncuları neredeyse çileden çıkardı. Herkes menülerin daha az yer kaplaması gerektiğini söyledi ve bu konuda Ensemble'ı eleştirdi. Ben de bu konuda kızgın olanları haklı görüyorum fakat nedense ekranın yarısını görememek beni hiç rahatsız etmedi. İlginç... 2D kalmak artık ilkel olacağı için oynanışı riske atarak 3D oyun motoruna geçen (Age of Mytology'yi saymıyorum) Ensemble, Microsoft'tan da aldığı sınırsız destek ile Age of Empires III'ün grafiklerini çok yüksek bir kaliteye çıkarmış. Aksiyon oyunlarında kullanılan havok motoru sayesinde savaşlarda etrafa uçuşan madde-insan parçaları insana büyük bir seyir zevki veriyor. Hele hele iyi cephelenmiş ve rakip devleti dağıtmaya hazır iseniz, "Hücum!" emri verip görsel şölene dalabilirsiniz. Hâtta ordu yapılanma süreci içinde bir ara kahvenizi, tatlınızı da yanınına alın ve hayatın tadına varın. Grafiklerdeki kaliteyi seslere ve müziklere de yansıtan Ensemle'ın müziklerini çok beğendim. Özellikle oyun içinde arada sırada gaza getirme konusunda doruğa ulaşan müzikler insana daha hazır olmadan saldırma gücü veriyor. Askerlerin "Ah-uh"larından ve birkaç ekstra seslerden oluşan ses efektleri de gayet iyi hazırlanmış fakat olağanüstü falan değil, eski oyunlar gibi. Yine Türkler Türkçe konuşabiliyor, yine silah sesleri gerçekçi. Oyuna bu sene eklenen top-tüfeklerin sesleri de gayet iyi olmuş. Kendisine fazla zaman ayıramadığım ve fazla zaman ayıramadığım için incelemesini de geç yazdığım ve kısa tuttuğum Age of Empires III'ü her insan evladına öneriyorum, strateji oyunlarını sevmeseniz de artık başlamanızı öneriyorum. Bu arada bence Stronghold 2 onca hatasına rağmen AoEIII'ten daha zevkli...
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
