Activision için vazgeçilmez bir gelir kaynağı hâline gelen, ikinci bir The Sims vakası olmaması için hiçbir sebep bulunmayan Guitar Hero\'nun başı çektiği ritim oyunları özellikle son zamanlarda iyice zirve yapmış durumda; zirve yapan tarzların da kaçınılmaz kaderinden biri türlere ayrılmak. Guitar Hero\'nun Rock Band gibi doğrudan müzikle ilişkili ve minyatür müzik aletleri de kullanılarak oynanan iz sürücüleri dışında, şimdilerde bir de ritim-aksiyon türü çıkmış durumda; oyunun temelini oluşturan tür, örneğin yarış veya dövüş, eylem zamanlarının müzik ritimleriyle sınırlandırılması sonucu bir ritim oyunu hâline geliyor. İşte Audiosurf, bu kolun ritim-yarış temsilcisi konumunda.
Sistem basit; fonda çalan müziğe göre şekillenen parkur ve üzerinde puan sistemiyle yarışan oyuncular. Audiosurf\'ün benzerlerinden farkı, dilenen her türlü müziğin oyuna atılarak kısa sürede bu müzikler için parkurların çıkarılmasının sağlanabilmesi. Oyuna müzik atmak, bu müziği dinlemek, skor göndermek gibi işlerin çoğu oyunda işkence kıvamında olmasına alışmış oyuncuları şaşırtacak şekilde, Audiosurf tam anlamıyla pratik ve tatmin edici bir şekilde düzenlenmiş. En yaygın ses formatlarının desteklenmesi sayesinde istenen her müzik kolayca seçilebiliyor ve hiç uzun sayılmayacak bir müddette müziğimiz ritimlerine göre parkur olarak türetilerek yarışmamız için önümüze sunuluyor. Sakin ritimli kısımlar yokuş yukarıyken, sık ritimli kısımlarsa yokuş aşağı şeklinde yansıyor parkurlara. Bu yüzden, metal müzik kullanarak yarışmak, örneğin benim yaptığım gibi bir Şiki Şiki Baba\'yla yarışmakla aynı olmayacaktır; ancak elbette bu, rakibinize göre bir dezavantaj sahibi olmanıza da yol açmayacak, zira puanlamalar seçilen zorluk seviyesinin yanı sıra müziğin zorlaştırıcı etkisine göre de belirleniyor.
Yarış dedik, elbette online olarak gerçek rakiplerle veya tek kişi olarak yapay rakiplerle yarışmıyoruz; yarışmak yalnızca puan sistemiyle yürüyor. Yine oyunun oldukça pratik ve beklemelere izin vermeyen yapısı sayesinde kazandığımız puanları direkt olarak skor listesine gönderiyor ve adımızı listeye yazdırabiliyoruz; aynı şekilde, oyun üzerinden mevcut listelere de kolayca ulaşabiliyoruz. Her şarkı ve müzik için ayrı ayrı listeler oluşuyor, şarkı adı aratarak listeleri görebiliyor, aynı şarkı üzerinde yarışarak kendimizi de listeye dahil etmek için uğraş verebiliyoruz. Dünya üzerindeki tüm ünlü müzisyenlerin eserlerine ait listelere ulaşmanız oldukça kolay, ancak işin skor kaydetme kısmında ufak bir sorun çıkıyor, o da oyunun yarıştığımız müziği doğru algılayamayabilmesi. mp3 olarak kaydedilmiş birçok şarkıyı oyun unknown olarak okuduğu için bazı şarkılar üzerinde kazandığımız skorları dünyaya sunamıyoruz. Şiki Şiki Baba skorlarımı sunamıyorum ben örneğin.
Skor kazanmak ise ritme göre düzenlenmiş ve yol üzerinde karşımıza çıkan renkli kutucukları, mevcut üç kulvarımızda toplayarak aynı renk kutucuklardan en az üç tanesini herhangi bir düzende yan yana getirip bu kutucukların yok olarak puana dönüşmesini sağlamak üzerine kurulu. Kutucuklar, kulvara fondaki müziğin ritimlerine uygun olarak ve farklı renklere bölünerek sıralanıyor, kutucuklar arası boşluklar da zorluk seviyesine göre değişiyor. Ayrıca, kutucukların renkleri de puanlandırmayı etkileyen bir diğer faktör. Örneğin, en çok puan getiren renk kırmızı, fakat bir araya getirilmesi en zor renk de kırmızı.
Oyunda türler ve bu türlere göre zorluk seviyeleri de yaratılan karakterler üzerinden aktarılmış; eğitim bölümü ve \"relax\" bölüm diyebileceğimiz Freeride bölümü dışında tüm bölümler üç ayrı kategoride toplanmış durumda ve bu kategoriler de elbette zorluk seviyelerini belirtiyor. Medium kategorisinde bulunan Vegas dışında tüm zorluk kategorilerinde benzer nitelikte karakterler bulunmakta; Mono\'lar tek bir rengin ve gri kutucukların bulunduğu, basit seviyede yarışları temsil ederken, geri kalan karakterlerin ayrıcalığı yarış türünden çok, marifetlerinde: Eraser\'lar aldıkları bir renkle aynı renkteki tüm kutucukları tek hamlede kırabilme yeteneğine, Pointman\'lar aldıkları rengi tutarak istediği zaman kullanabilme yeteneğine, Pusher\'lar önlerine gelen kutucuğu sağa sola ittirme yeteneğine sahipler. Yeteneğe veya kutu rengine göre düzenlenmiş karakterler dışında bir de yine her zorluk derecesinde bulunan Double\'lar var, bunlarsa parkuru kulvarlarımız artmış ve araç sayımız ikiye çıkmış bir şekilde, ister iki kişi istersek de iki elle tek kişi oynayabilmemizi sağlıyor. Bir nevî co-op bölümü. Bir de bu kategorilerin altında, oyuna geçmeden önce işaretlenebilen Ironmode kutucuğu bulunuyor, bu kutucuğu işaretleyerek oyuna geçtiğiniz zaman seçtiğiniz bölümü olması gerekenden çok daha hızlı ve kutucuk gelmeyen yan kulvarlarda nötr olarak seyir sürebilme imkânından yoksun olarak oynuyorsunuz.
Elbette oyunu grafiksel olarak ciddi şekilde değerlendirecek değiliz; bu bir ritim oyunu ve son zamanlarda bir geriye dönüş yaşanırcasına yeniden ön plâna çıkmaya başlayan -bunda Wii\'nin katkısı göz ardı edilemez herhalde- oynanış ve eğlencenin üstün olduğu arcade oyunları gibi daha çok verdiği zevke göre değerlendirilmek durumunda. Audiosurf müzik üzerine kurulu bir ritim oyunu olduğuna göreyse bizim asıl olayımız müzikle; kuşkusuz, Audiosurf\'ü şimdiye dek karşılaşılan diğer ritim oyunlarından üstün kılan en önemli özellik istenen her türlü müziğin oyuna aktarılarak kolayca, zaman harcamaksızın parkurlaştırılabilmesi ve her türlü şarkı üzerinde yapılan puanların online olarak tüm dünya ile otomatik olarak paylaşılabilmesi. Kendi müziklerimiz dışında, oyun Orange Box içerisindeki orijinal müzikleri de barındırıyor, bunu da unutmadan eklemek gerekir. Ses efektlerininse müziklerin tersine bizim elimizde olmadığını düşünebilirsiniz, ancak yanılmış olursunuz; oyuniçi ses efektleri için de beş ayrı seçenek verilmiş durumda ve hangi biri kulağınıza daha hoş tonlar verirse onu kullanabilirsiniz. Ben özellikle Şiki Şiki Baba ile coşarken araya pürüzler girmesin diye genellikle daha soft olan türü kullandım.
Son dönemlerde bilhassa Guitar Hero\'nun yakaladığı başarı sayesinde iyice göz önüne çıkmaya başlayan ve yakın gelecekte de suyu çıkarılmaya başlanacak olan (hâtta belki başlandığını söyleyebiliriz, Guitar Hero yeni bir Sims vakası olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte) ritim oyunlarının \"ritim-aksiyon\" boyutuna büyük bir adım attıracak kuvvete sahip bir oyun Audiosurf. Sağlam yapısı ve hiçbir konuda sorun yaşatmayan düzenlenişi ve pratikliği ile ritim oyunlarına merak salan bünyeleri bir süreliğine, mesela yeni Guitar Hero gelene kadar oyalayabilir.
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
