Oyun dünyası için oldukça yoğun ve eğlenceli geçen şu sonbahar aylarında heyecanla beklenen bir yapım daha karşımızda: evet, Survival-Horror türüne dâhil olarak çıkan Clive Barker's Jericho, yeni nesil oyunlar arasında ne denli bir başarıya imza atacak, bakalım?
Öncelikle bir şeyi bastan belirtmek istiyorum: Jericho, şu ana dek oynadığınız oyunlardan hikâye ve -özellikle- oynanış açısından oldukça farklı bir oyun. Çoğunuzun sandığı gibi bir korku oyunu da değil; evet, oyunda korkmamak için kendinizi sıkmanız gerekiyor olsa da bu, Jericho'yu alçaltan değil, aksine, kanlı ve dinamik bir vuruş oyunu yapan bir özellik. Bunu yazımızın ilerleyen kısımlarında da detaylı bir biçimde anlatacağız.
Clive Barker'ı ilk olarak Undying adlı, şu an klasik diyebileceğimiz fakat zamanında çok tutulan bir yapım sayesinde tanımış ve oyuna bağışladığı öyküye hayran kalmıştık. Zaten kendisinin korku türünde essiz bir yazar olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyle ki, aradan yıllar geçmesine rağmen yeni bir proje ile geri dönen Barker, bu sefer sınırları zorlamaya hazırlanıyor. Zaten oyuna bir öncesindeki gibi yaratıcılığını ve ismini vermiş durumda. Jericho, Barker sayesinde orijinal bir konuya sahip olmakla beraber, hikâye gidişatı ile birleşen, alışık olunmayan bir oynanışa sahip; her ne kadar bir yerden sonra kan dozunun abartıldığını görüp kendinizi bir kan havuzunda sansanız bile... Jericho, basit bir görev için harekete geçen askerî bir takımın, başlarından geçen bir takım olaylardan sonra dünyayı kurtarma çabalarını anlatan bir hikâyeye sahip. İlk bakışta basit gelse de olayı biraz detaylandırınca durum tam anlamı ile orijinallik kazanıyor. İlk paragrafı daha fazla zorlamadan Jericho'ya başlasak iyi olur. =)
IT'S HAPPENING AGAIN... ROSS!
Oyunumuzun konusu orada burada satılmayan bir orijinalliğe sahip dedik, üsteledik, ama olay en sonunda kötü adamları tekmeleme moduna giriyor. Fakat oyun esnasında bundan şikayetçi olacağınızı sanmıyorum: Tanrı ilk canlıyı yaratmaya karar verir ve adını FirstBorn (ilk doğan) koyar. Ardından ona inanılmaz güçler bahşeder. Buraya kadar her şey normal. Fakat, birden bire bu yaratılışı yarıda bırakan Tanrı, FirstBorn'u, yaratıldığı tapınağa kilitler. Geçen uzun zamanın ardından tapınak şeytanî güçler ile git gide büyür ve FirstBorn, özgür kalacağı günü beklemeye koyulur. Bu durumu ise rüyasında gören karakterimiz Devin Ross, aynı gecede önemli bir görev alarak merkez ile iletişimi kopmuş bir ekibin peşine düşer. Yedi özel kişiden oluşan Jericho takımı, daha önce hiç karşılaşmadıkları bir durumun ortasında olduklarını anlayınca, iki dünya arasında kanlı ve ölümcül bir savaş başlar. Basit bir şekilde böyle özetleyebileceğimiz Clive Barker�s Jericho, tüm oyun boyunca lanetini üzerinizden eksik etmiyor. Jericho, oynanış açısından oldukça farklı demiştik� Bu durumu tamamen anlamamız, ana karakterimiz Devin Ross'un öldürülmesi ile gerçekleşiyor. Evet, takımın kaptanı Devin Ross, maalesef daha oyunun başlarında bir tuzağa düşüp bedenini kaybediyor! Fakat ruhunun serbest kalması ile oynanış farklı bir hal alıyor ve sırası ile tüm karakterlerin içine girebiliyoruz. Bu da oyunun gidişatını bir hayli etkiliyor, siz de takdir edersiniz ki. Örneğin, savaş esnasında ister geride durur Sniper görevini üstlenirsiniz, istersiniz de Minigun ile birebir katliam girişimlerinde bulunursunuz. Yönetebileceğiniz tam altı karakter ve onlara özel mistik güçler var. İsterseniz öncelikle, oyun boyu bize eslik edecek Jericho üyelerinden bahsedelim.
Devin Ross: Jericho ekibinin lideri ve ana karakterimiz. 5.56 mm Patrioteer Assault Rifle kullanıyor. İkinci silahı ise ayni silahta bulunan Shotgun özelliği. Özel gücü Heal (iyileştirme) yapabilmesi.
Paul Rawlings: Takımın en yaşlı ve bilgili üyesi. Rahip olan Paul, aynı zamanda Jericho ekibinin Medic görevini üstleniyor. 356 kalibrelik iki adet Faith and Destiny adında otomatik Pistol kullanıyor. Silahlarında toplam üç kurşun çeşidi var: patlayıcı, delici ve normal.
Frank Delgado: Takımın en asabi ve başına buyruk elemanı. Heayv Armor uzmanı, aynı zamanda da bir Şaman. Sağ kolu ile özel güçlerini kullanabilirken, yine sağ kolunda Hell's Keper adında 7.62 kalibrelik bir Minigun ve sol elinde ise Pain adlı 50 kalibrelik bir Pistol barındırıyor. Özel gücü ise Parasitik sıcaklık.
Abigail Black: Takımın Sniper uzmanı. Flash Thought XM-110 adli bir Sniper Rifle sahibi. Aynı zamanda Grenade Launcher kullanma seçeneği var. Telekinetik güçlere sahip olması da diğer bir özelliği. Ayrıca, Sniper Rifle ile zamanı yavaşlatarak silahtan çıkan mermiyi takip edebiliyor.
Wilhelmina Billie Church: Takımın en hızlı ve çevik üyesi. Billie, ateşli silahların gücüne inanmadığı için kılıç kullanmayı tercih ediyor. Sol elinde Nodachi adında bir samurai kılıcı, sağ elinde de Kenjuu isimli 30�luk yarı otomatik bir Pistol taşıyor. Özel güçleri ise kendi kanını kullanarak ortaya çıkardığı Blood Mage.
Xavier Jones: Takımın ikinci kaptanı. 5.56 mm G36C Patrioteer Assault Rifle kullanıyor. Özel güü ise kâhinlik.
Simone Cole: Takımın Hacker'ı. X-86 Assault Rifle ve Grenade kullanıyor. Özel güçleri, teknik özellikleri ile düşmanın zayıf noktalarını tespit etmek ve zamanı yavaşlatmak.
Takım elemanlarınız birbirinden farklı özelliklere sahip gördüğünüz gibi. İster istemez her birini kullanıyoruz oyun boyunca. Billie ile duvardan duvara atlayıp ufak deliklerden geçerek kapıları açabilirken, Black ile taş veya tahta yığınlarını yolumuzdan atabiliyoruz. Elbette savaş anlarında da çok yardımcı oluyorlar. İstediğiniz an istediğiniz karaktere geçme şanısınız var. Takım kendi içinde iki gruba ayrılmış durumda: Alpha ve Omega. Takımı iki şekilde yönlendirip, savaş stratejileri gerçekleştirebiliyoruz. Ayrıca dur ve takip et komutları da unutulmamış. Bunlar çok taktiksel seçenekler olmasa da, bir ekibin sorumluluğunu üstünüze yükleme konusunda oldukça yeterli. Düşmanlarınız çeşit çeşit� Öyle ki, Nazi askerlerinden tutun, orta çağ savaşçılarına kadar bin bir çeşit yaratıklar ile karşı karşıya kalıyoruz. Olmazsa olmaz Boss dövüşleri de unutulmamış tabii. Her an olmasa da, ara sıra yapılan OSB dövüşlerinden sonra boyut kapıları ve oyunumuzun ekstraları için kilit açıyoruz. Oyunda sürekli karanlık mekanlardan geçtiğimiz gibi zindan, arena, işkence yerleri gibi çevrelerde mücadele verme durumundayız. Yaratıklar ise sayısızca saldırıyorlar. Elbette sert ve kanlı çatışma anlarında takım arkadaşlarınız ya da içinde bulunduğunuz karakter yaralanıp yere düşüyor. Durum böyle olunca acilen iyileştirme gücünü kullanmak zorundasınız: iyileştirme gücü Ross'un ölümünün sonrasında geçtiği kişiye ait bir özellik olduğu için her karakter ile Heal yapma sansınız var. Düşmana karşı tek başınıza duramayacağınız için takım arkadaşlarınız tek koruyucunuz olma durumundalar. Karakter seçme konusunda ise, bulunduğunuz duruma göre karar vermek zor olabiliyor. Öyle ki, bolca düşmanın bir anda saldırdığı anlarda Delgado ile bir Minigun gösterisi gerçekleştirmek çok mantıklı� ya da, havadaki düşmanlara Black'in Sniper mermilerinin kullanılması. Durum ve düşmana göre kullanacağınız karakter ve silahlar da değişiklik gösteriyor. Neyse ki, ekip gerçekten de bir takım çalışması sergiliyor. Yani her iş sizin üstünüze kalmıyor Jericho'da. Ekibinizin mermileri en az sizin mermileriniz kadar işe yarar durumda. Hatta ve hatta, sizden daha fazla hasar verip özel güç kullanabiliyorlar. Sonlarda çok işe yaradıkları anlar da oluyor; fakat, hepinizin bildiği gibi Jericho bir korku oyunu olarak tanıtıldı ve sunuldu. Oysa, oynadıkça korku öğelerinden başka her şeyin içinde olduğunu gördüğünüzde, �Jericho'da kan gövdeyi götürüyor" denilebilecek bir durum söz konusu oluyor. Aslında en çok eleştiri aldığı nokta da burada. Başımızı çevirdiğiniz her an, her yerde, her şekilde kan birikintileri görüyoruz. Bazen içinde yüzüyorsunuz, bazen ise duvarlardan akıyorlar. Bir yerden sonra bayabiliyor bu görüntüler. Düşman ile olan temaslar çok daha vahşi sahneler sergiliyor. Ancak bu konuda kimse sesini çıkarmaz sanıyorum. Düşmanların bir diğer can alıcı noktaları ise, boş anınızda sizlerin boğazına yapışıp birebir mücadeleye girmeleri. Bu tip durumlarda doğru tuş kombinasyonlarını, zamanında yapamazsanız iki ya da üç vuruşta yere seriliyorsunuz. Bu tür durumlar sadece birebir dövüşlerde değil, oyunun baksa kısımlarında baksa şekillerde çıkıyor. Billie ile oynadığınız anlarda yapacağınız tehlikeli görevler size bol bol tattırıyor bu stresi. Zorlanacağınız çoğu yerde, birçok defa, �Restart� seçeneğine gidecek parmaklarınız. Karanlık ortamlarımız bolca var� o yüzden de olmazsa olmaz fenerlerimiz unutulmamış Jericho'da.
Jericho, görsel anlamda günümüzden geri kalmıyor. Zaten hepimiz onun detaylı ve harika bir fizik motoruna sahip olduğunu biliyorduk. Gerçekten de, son ayarda bu durum oldukça ön plana çıkıyor. Öyle ki, mekân ve çevre tasarımları oldukça iyi hazırlanmış. Işıklandırmalar -özellikle kale bölümü- bir harika. Duvarlardaki işlemelere, kadar detaya inen Jericho, karakter tasarımlarında da büyük şölen hazırlamış durumda. Takım arkadaşlarınız oldukça detaylı hazırlanmış. Ayrıca silahların üzerindeki yazıları bile okumanız mümkün. Her şeyde bir detay görüyoruz kısacası. Oldukça fazla sayıda olan düşmanlarınız, yarı kan yarı da et şeklinde tasarlanmış. Açıkçası, karşınıza çıktıklarında "Bu ne len?" dedirtiyorlar. Elbette çözmek yerine direkt yok etmek daha mantıklı bu şeyleri.
Düşmanınız, size kendi özel olarak taktik geliştirebiliyor. Askerler siper alıp ateş ederken orta çağ savaşçıları kılıç kalkan üstünüze çullanıyorlar. Ağır makineli cepheler, ya da bunun gibi tehlikeli tuzaklar unutulmuş değil. Seslendirme konusunda ise Jericho oldukça başarılı. Takımın her bir üyesi oldukça orijinal ve başarılı bir seslendirmeye sahip. Araya giren ufak sinematik videoları izlerseniz, ne demek istediğimi rahatça anlayacaksınızdır. Zaten korku ele alınınca Jericho, karanlık koridorların sonundan gelen bu boğuk seslendirmeleri ile sizleri geriyor. Onun dışında daha çok aksiyon takılıyoruz� yapay zeka ise ortada kalmış diyebiliriz. Ne çok büyük zekâ pırıltıları sergiliyorlar, ne de saçma sapan şeyler yapıyorlar. Zaten amacımız vur geç olduğu için büyük stratejik saldırılar beklemek yanlış olur. Ama illa da zorluk istiyorsanız, Hard Mod ile bir Boss dövüşüne buyurun derim size. Unutmadan, Jericho birde �Extras� bölümüne sahip. Oyundaki hareketleriniz ve geçtiğiniz zorluk derecelerine göre çıkacak seçenekler ile daha geniş bilgiler edinebilirsiniz.
Son söz olarak ise Jericho, �Ne umduk, ne bulduk,� dedirten ama bunu büyük bir keyif ile söyleten bir oyun. Korkudan çok Bloody Shooter (Kanlı Vuruş � Sallama Modu: On) hâline gelmiş olan Jericho ile unutulmaz bir maceraya atılma şansınız var. BBV (FPS � Birinci Bakıştan Vuruş) sevenleri bir süreliğine değil, her an kendisine bağlayabilecek olan Jericho'ya uğramadan diğer sonbahar oyunlarının kapılarını çalmamanız, GamerBug olarak tavsiyemizdir. Hepinize iyi oyunlar�
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
