Yıl 1999, yarış oyunlarında ve oyun tarihinde bir öncü niteliğinde, tamamen göreve yönelik bir sürüş oyunu hazırlandığı yapımcı tarafından duyurulur ve oyun severler meraklı bir bekleyiş içinde zamanın en başarılı yapımlarından biri olan Driver için dört gözle beklemeye başlarlar. Fakat bu başarılı yapım ilk Driver oyunu, bir yanlışlık olmasın, sonrakiler için bunu söylediğimi falan sanmayın. Neyse, oyunumuz çıkar, daha ilk andan, yani sınandığımız sürücülük testinden itibaren zorluğu, getirdiği yenilikleri ve güzel atmosferiyle beğeni toplar. O güzel oyunun kapağını da unutmak mümkün değil doğrusu. Gel zaman git zaman, bu güzel oyun, serînin devam etmesindeki uzun boşluk nedeniyle unutulur gider. Daha sonra yapımcılar oyunun devamı olan Driver 2'yi duyurduğunda dönemin oyuncuları bir efsane canlanıyor diye heyecanlanır fakat hiç de öyle olmaz. Önceki oyunla gelen her güzellik bu oyunla yok olur, üç sene öncesinin grafik motoruyla ve oyun tarzıyla başarısız ama kapağı yine güzel bir yapım olarak Driver 2 piyasadadır. Bir hayal kırıklığı... Biz Türk oyuncular için sevindirici bir özellik olarak hikayenin güzel şehrimiz İstanbul’da geçen bir bölümünün olduğunu da eklemek istiyorum, ama sonraki oyunda, yani üçte. İşte, daha sonra Driver 3 ve Driver Vegas yapımları da devam niteliğinde piyasaya sürülmesine rağmen o donuk oyun yapısından, başarısız grafiklerden kurtulamadı ve ortalamanın yine altında kaldı. Umutlar tükenirken Driver: Paralel Lines duyuruldu ve sonunda kendileri, piyasadaki yerini aldı. Gelin bu uzun tarihi girişten sonra oyunumuzu biraz tanıyalım...
Sözlerime, kapak yine güzel, diyerek başlamak istiyorum. Yapımcılar her oyunda başarılı bir oyun kapağı ile karşımıza çıkıyorlar (belki de yapabildikleri tek başarılı iş). Fakat oyunu yükleyip menüye girdikten sonra bir geleneği sürdürür gibi yapımcımızın yine uğraşmayıp oyunun isminden para kazanmayı hedeflediğini görüyoruz. Basit, Atari oyunu gibi ses efektleri içeren, oyuncunun içini sıkan bir menü ile çıkıyor karşımıza zaten. "Ya sabır!.." diyerek kendimizi bir an önce tek seçeneğimiz olan yeni oyuna atıyoruz, ismimizi yazıyoruz ve başlıyoruz.
Karşımıza yirmi sene öncesinin sinemaskop efektleriyle hazırlanmış, yine yirmi sene öncesini konu alan bir tanıtım filmi çıkıyor. Bundan da sıyrılıyor gökten yere doğru saçma sapan bir açıyla oyuna dalan kameramız sabitleniyor ve bizden polisten kurtulup belirtilen bölgeye ulaşmamız isteniyor. Yahu, her oyunda da mı görevler bu kadar birbirine aynı tutulur. Biraz yaratıcı olun, diye iç geçirerek oyuna devam ediyoruz. Öncelikle dikkatimi çeken çevre öğeleri; çöp kutuları, binalar, ıvır zıvır gerçekçi bir şekilde oyuna aktarılmış fakat gel gelelim labuttan tek farkı yürümek olan, hissiz insanlarımız çarpınca havada 5 takla atıp kamera açımızdan çıkınca anlıyoruz ki bu oyunda yine iş yok. Unutmadan, oyundaki sürücüler de hissiz; beş dakika kadar ters şerit gittim bir Allah'ın kulu korna çalmadı. Neyse bir pozitif özellik olarak... araba fizik motorları ve içlerindeki sürücülerin hareketleri gibi bir takım güzellikler de mevcut oyunda ama, yetmez. Arkada, oyunun geçtiği dönemden seçme parçalar çalarken donuk oyun yapısından kurtulamıyor ve tek düze senaryoya dalıp gidiyoruz.
Dikkatimi çeken bir artı özellik var (şaşırtıcı değil mi). Işıklar oyundan beklenmeyecek kadar başarılı (başarılı dediysem ortalamanın üstünde yanlış olmasın). Günün hangi vaktinde olduğumuzu, yoğun trafiği bize güzel aktarabilir nitelikte.
Driver aynı Driver, diye düşündükten sonra oyunu birkaç gün sonra tekrar açıp oynarken belki senaryo üzerinde çalışmışlardır diye düşündüm ki... Hayır; senaryo da tek düze. Monoton telefon konuşmaları (aslında iki kişi konuşuyor ama hissizler adamlar bir kere) önceki oyunlardan farksız görevler ve benzeri başarısız senaryo öğeleri...
Sözlerimi tamamlarken yapımcıya, verdikleri emeği bu kadar antipatik karşıladığım, objektif olduğum için özrü borç biliyorum. Bence başarısız ama başarılı olma ihtimali olan (sonuçta 1978 New York’unu görmedim) saçma harita yapısına da değinmeyerek: "Biz yine beğenmedik ama denemekten zarar gelmez, belkide GTA yeni bir oyun çıkartana kadar oyalanmak için bir göz atabilirsiniz." diyor, iyi oyunlar diliyor, yazıyı tamamlıyorum...
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
