"Nıaaaaaa" -O neydi lan Necati?-Abi çağ atladık...-Aa! Avrupa Birliği'ne mi girdik?-Yok be abi Empire Earth 2''de çağ atladık.-Tüh.. Eee n'olacak şimdi?-Okçuların yerine robot savaşçılar kullanacağız abicim...-Eyvallah... Merhaba robot asker!-Sağol! Bıztz bızzt!
2002 yılında bilgisayarlarımıza ilk oyunuyla konuk olan Empire Earth, bu kez ikinci oyunuyla karşımızda... Sierra'nın ilkinden pek farklı bir oyun yaptığını söylemek neredeyse imkânsız fakat şunu baştan söyleyeyim, oyunun başında "berbat" olarak nitelendirdiğim herşey zaman geçtikçe gözüme daha güzel görünmeye başladı...
Bilirsiniz, giriş videoları oyuna ısınmamız ve gaza gelmemiz için yapılır. Ama Empire Earth 2'nin giriş videosu insanı hiç de gaza getirmiyor. (Yani en azından beni getirmedi!) Giriş videomuz oyunu genel olarak tanıtıyor, bir bakıma da oyunun özetini veriyor. Oyunumuz, sadece bir uygarlığı ve o uygarlığın tarihini konu almıyor. Oyunda tam 32 uzun görev(hepsi birbirinden zor) bulunuyor. Bunların 4'ü eğitim bölümü. Geri kalan 28 görev ise şöyle dağılıyor:Kore ile oynadığımız 8 görev,Almanya ile oynadığımız 8 görev,ABD ile oynadığımız 8 görev,Gerçek hayatta meydana gelmiş 4 dönüm noktası savaş.
Bunlar da yetmezse kendiniz editörü kullanarak bölüm yaratabilir ve oynayabilirsiniz. Editöre fazla başvuracağınızı sanmıyorum, oyundaki görevler yeter de artar bile... Oyunumuzun genel işleyişi neredeyse tamamen savaş üzerine kurulu. İşçileri ayrıntılı çalıştırmak, onlara bazı imkânlar sağlamak ve halkla uğraşmak gibi şeyler yok. Karnınızı doyuracak kadar yemek üretin, adamlarınızı gerekli binalardan çıkarın ve hurra savaşa. Zaten düşmanlar size üretimle uğraşacak vakit vermiyor. Oyun başladıktan 20-30 saniye sonra hemen saldırıya uğruyorsunuz. Bunun böyle olmasını yapımcılar şiddetle istemiş olacak ki, oyunda bir uygarlığın temelini oluşturan "halk" yok! Savaşçı ve işçi kısmı... İlginç bir kısım daha var, o da "şifacı" kısmı. Bu şifacılar kadın oluyor ve savaşta ordumuzla birlikte cepheye gidiyor. Yara alan askerlerimizin kafasına tuz gibi birşey serpiştiriyorlar ve hoop askerimiz iyileşti. İlginç olan bu kadınların bunu robotlara, tanklara da yapabilmesi! Bu gibi saçmalıklar gerçekten oyunda mevcut. Mesela siz çağ atlamışsınız (Bu arada "çağ atlamak" deyip duruyorum, açıklayayım: Oyunumuz geçmiş ve gelecekten oluşuyor. İlk olarak ilkel oluyoruz, sonra kulağımıza gelen kilise müziği bazındaki "nıaaaa" sesiyle çağ atlıyoruz ve gelişiyoruz. Okçular robot oluyor, uçak kullanabiliyoruz vs.) fakat düşmanınız hâlâ ilkel.(Bu mümkün değil ancak hile yaparsanız olabilir. Tersi tabii ki olur!) Bu durumda ne beklersiniz? Tabii ki düşmanınızı kolayca yenmeyi. Fakat bir anda çok ilginç birşey oluyor ve düşman okçular sizin tanklarınızı havaya uçurabiliyorlar! Yok artık daha neler dediğinizi duyar gibi oluyorum fakat bu böyle!
Son zamanlarda çıkan her strateji oyununun olduğu gibi, Empire Earth 2 de 3D olarak hazırlanmış. Oyunu ilk oynadığımda "Ulan bu ne biçim ağaç! Bu ne be yalıkazığı gibi dikilen savaşçıyı ilk defa gördüm! Yaw binalar da çok güzel yapılıyor yani pes!" gibi laflar ediyordum. Fakat oyunu oynadıkça grafikler gözüme hoş görünmeye, beni sarmaya başladı. Hele hava şartları oyuna güzel aktarılmıştı. Kar, sis, yağmur ve herşey! Ha dolu yok o başka mesele... Keşke Sierra yağmurda robotların paslandığını falan oyuna geçirseydi de güçlülerin de birkaç sorunu olsaydı... Oyunda kullandığımız kamera açıları ise rezalet sayılır. Çünkü tepeden görünümlü oyunlarda(strateji,tycoon) kameranın zemine uzaklık derecesi çok önemlidir. Savaş stratejisi yapmak için ekranı çok yukarıdan görmek istiyorum, fakat ne mümkün! Kamerayı her ne kadar uzaklaştırırsanız uzaklaştırın, bütün adamlarınızı(tabii çok adamınız varsa) ekrana alamıyorsunuz. Sierra firması buna farklı bir çözüm getirmiş: Savaş stratejisi ekranı. Bu ekrana girerek oyun haritanızı gerçek bir harita olarak görebilir ve aynı gerçek komutanlar gibi o harita üzerine bazı çizgiler çizerek strateji kurabilirsiniz. Gerçekten çok işe yarıyor, savaşseverlerin zevk alacağından eminim.
Empire Earth 2'nin müzikleri ve sesleri ise ortalama sayılır. Bu strateji oyununda da benim ilk kim yapacak diye merakla beklediğim savaş sırasında çıkmasını istediğim "alalalalaal" sesleri yok. İnsan savaş sırasında gerçekten insan sesi istiyor. Yahu bir düşünsenize ölümle burun burunasınız fakat uslu uslu savaşıyorsunuz. Yaw heriflerin bir taraflarını yırtarak bağırması, hırslanması gerekir! Müzikler ise kilise müziği tonunda. Sürekli ince sesli birilerinin "Aaaa-aaa-aaa" sesleriyle oluşan bu müzikler insana "Yarın gel de B'yi öğreteyim!" dedirtiyor. Müzikler konusunda kötü bir yön var ki, o da oyun sırasında müzik olmaması. Sadece menülerde gezerken müzik duyabiliyoruz.
Bir strateji oyunu incelemesinin daha sonuna gelmişken şunu söyleyebilirim, eğer strateji manyağısanız bu oyunu gönül rahatlığıyla alın. Fakat şunu unutmayın, 17 Mayıs'ta oldukça iddialı olduğu söylenen "Imperial Glory" isimli bir strateji oyunu piyasaya çıkıyor. E daha önce çıkan "Act of War: Direct Action" ve "Stronghold 2"(gerçi bu Empire Earth 2'den daha iyi sayılmaz) de var! Bir de "Cossacks 2:Napoleonic Wars" var! Geel geel ilkbahar stratejileri bunlar! Gel abla geel! Seç-beğen-al!
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
