"FIFA artık sıktı!" dediler, "PES daha iyi!" dediler, "FIFA'nın tacı düşüyor." dediler ve tüm bu eleştirilere en iyi cevabı yine EA Sports veriyor... Farkında mısınız bilmem ama, hemen hemen herkesin "sömürücü EA" dediği, tartışmasız oyun piyasasının en iyi dağıtıcısı olan Electronic Arts A.B.D.'nin şu anki durumuyla aynı pozisyonda bulunuyor. A.B.D. diğer ülkeleri filimleri ve mallarıyla sömürüyor, kalite konusunda tartışmasız dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri fakat tüm dünya insanlarının nefret ettiği bir ülke konumunda. Electronis Arts da, diğer firmaları sömüren ve satın alan, kalite konusunda tartışmasız en iyi firma olan fakat neredeyse tüm oyunseverlerin uyuz olduğu bir firma olarak görünüyor. EA ise aynı A.B.D. gibi eleştirileri ve somurtuları hiç takmadan paraları cebe indirmeye devam ediyor! Bu kez paraların cebe -haklı olarak- indirileceği oyun ise, FIFA06!!! Şimdiden söyleyeyim, FIFA'da büyük değişiklikler var, artık kimsenin "PES PES!" diye ortalıkta haykıracağını sanmıyorum. (Hiç değilse Fifa oynayanların haykıracağını sanmıyorum) Zaten hiç yenilik olmasa bile kalite itibariyle FIFA'nın Konami yapımı Pro Evolution Soccer'dan daha iyi olduğunu tartışmaya gerek dahî görmüyorum. Şöyle söyleyeyim, FIFA kaliteli mağazalardan aldığımız kıyafetlere benzerken; PES ise pazardan alınan az kullanımlık giyeceklere benziyor.. Neyse karşılaştırmayı bırakıp yazı konumuz olan FIFA06'dan bahsedelim. Zaten henüz konuşmak için erken, PES5 henüz piyasalardaki yerini almadı. "Futbool... 90 dakika içinde neler olup bittiğini anlamak mümkün değil.. Ah o eski zamanlar.." diyen yaşlı bir amcanın konuşmasıyla birlikte güzel görüntülerden oluşan bir giriş videosu izledikten sonra gayet klas hazırlanmış ana menümüze geçiyoruz ve bizden zırank diye istenen profilimizi yaratıyoruz. Profilimizi yaratırken tabiî ki tuttuğumuz takımı da seçiyoruz (FB) ve ardından oyun motoru bize takımımız ile bir nostalji all-stars takımı arasında maç yapmamızı söylüyor. Oyunu çok şekil bir maçla açıyoruz yani. Hazır değinmişken tamamını anlatayım, oyunumuzda bir çok "nostalji all-stars" takımı bulunuyor fakat bu takımları aktif hâle getirmek için oyunu bir süre oynayıp puan toplamamız gerekiyor. Classic Team III, Classic Team XI gibi sayılarla belirtilen efsanevi takımlar bize eğlenceli dakikalar yaşatıyor. Pele, Hagi gibi futbolcuların oyunda yer alması tabiî ki çok iyi olmuş. Ayrıca oyun içinde puan toplayarak bu "gelmiş geçmiş en iyi futbolcular" arşivine futbolcuların resimlerini ve biyografilerini de dahil edebiliyoruz. Bu tip bir olay FIFA2000'de de mevcuttu, şekil olmuş ne diyelim... Bilmem kaç tane ligin, bilmem kaç tane stadyumun ve bilmem kaç tane de müziğin bulunduğu oyunumuzda Türkiye'den eklentiler de mevcut. Oyunda Türkiye Ligi olmasa da, Fenerbahçe ve Galatasaray, Olimpiyat Stadı, müzik olarak ise Athena ve Manga'dan sesler bulunuyor. Şayet bu sene Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde 2. tura yükselebilirse -ki inancımız tam- önümüzdeki sene oyuna Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın da dahil edileceğini umuyorum. Biliyorsunuz son yapılan değişikliklerle stadyum göz kamaştırıcı bir hâl aldı. Ayrıca Beşiktaş'ın UEFA Kupası'nda çeyrek final-yarı final oynaması hâlinde ve de Fener'in Şampiyonlar Ligi'nde bir çeyrek final başarısı getirmesi hâlinde, önümüzdeki sene oyunda Türkiye Ligi'nin olması işten bile değil, evden ehueheu. Nitekim ülkemizde korsan kullanımı sık olmasaydı ve FIFA'yı orjinal alan kişi sayısı fazla olsaydı zaten hiç başarı olmasa da ligimiz oyuna dahil edilirdi ama maalesef korsan olayı engellenemeyecek boyutlara ulaştı. Zaten zırank diye kesilse de orjinal oyun almak bütçeleri kasacaktır.. Neyse yahu oyunu anlatmadık hâlâ... Oyunumuzun maç motorunda da daha önceki senelerden farklılıklar var arkadaşlar. Artık oyundaki hantal sistem atılmış durumda, forvete pas attığımızda santraforlar topun ayaklarına gelmesini beklemek yerine topa koşuyorlar. Bu da çok yapılan top kayıplarını engelliyor tabiî.. Ayrıca bundan sonra el kol sallayarak ceza sahasına girip gol atmak da tarihe karışmış durumda. Özellikle ver-kaç ve ara pas olayını beceremeyenlerin işi zor çünkü bu kombinasyonları gerçekleştiremeyenler orta sahaya sıkışıp maçı pozisyonsuz bitirmeye mahkûmlar. Özellikle arapasların aşırı ön plânda olduğu maç motorunda otomatik olarak ofsayt da ön plânda oluyor. "Ahh bea bir saniye daha erken atsaydım kesin goldü!", "Ulan hakem hiç mi göz yok sende bea aynı hizadalar işte ofsayt falan değil o pozisyon!" gibi sözleri oldukça fazla sarf edeceksiniz yani! Bu konuda en büyük sıkıntıyı Fenerbahçe ile oynarken Anelka'dan çektim... Maç motorundaki en büyük gelişme ise bana kalırsa adam düşürmelerde olmuş. Biliyorsunuz daha önceki oyunlarda rakibe değmeseniz bile herif yere düşebiliyordu ve saçma sapan görüntüler ortaya çıkıyordu. Artık her pozisyonu Erman Toroğlu gibi izleyebiliyoruz ve en doğru, en gerçekçi yorumları yapabiliyoruz. Oyuna "elle oynama" özelliği de eklenmiş. Biz kasten yapmasak da bazen top elimize çarpabiliyor ve bu durumda rakip takım endirek serbest vuruş kullanabiliyor. Başka bir değişiklik -daha doğrusu gelişme- ise kaleci hareketlerinde olmuş. Kaleciler mal mal hareketler yapmıyorlar, sanal bellekleri bayağı iyi yapılmış ve çok da kaliteli uçuşlar-kurtarışlar yapabiliyorlar. Özellikle çelme olayı ve kaleci hareketleri oyunu çok gerçekçi hâle getirmiş.. Oynanışta daha çok değişiklik var fakat hepsini şimdi hatırlayamıyorum, oyunu alın oynayın da görün işte... Şunu bilin, artık oyunda birbirini tekrar eden pozisyonlar yok, hep farklı şeyler görüyoruz... FIFA06, daha önceki oyunların aksine sabit diskimizde tamı tamına 3.7GB yer kaplıyor. Bunun en büyük nedeni ise tabiî ki career modu. Arkadaşlar, oyundaki kariyer modu 15 yılı kapsıyor ve istatistik olarak bize çok fazla imkân tanımasa da genel olarak menajerliği hissettiriyor. Bize menajerlik teklif eden kulüplerden birinin başına geçiyoruz ve tepemizde dırdır eden başkanın eşliğinde takımımızı mücadele ettiğimiz ligde üstün yerlere getirmeye çalışıyoruz. Bu zorlu maratonda mücadele etmemiz gereken en önemli faktörler ise moral-motivasyon ve kondisyon yeterliliği. Aynı oyuncularla üst üste fazla maç yaptığımızda oyuncularımız yoruluyor ve forma şansı bulamayan oyuncuların da morali bozuluyor. Yorulan oyuncularla maç yapınca yeniliyoruz ve onların da morali bozuluyor. Şans bulamayan oyuncular zaten moralsiz olduğu için de takımı kara bulutlar kaplıyor.. Ona göre ayağınızı denk alın. Kariyer modunda yapmamız gereken en önemli şey, "iyi transfer". Para konusunda sponsorlarla uğraştığımız için fazla bol keseden oyuncu alamıyoruz ve almaya çalıştıklarımız da pazarlık yapıp gelmemekte direniyor. Bunun için, hangi pozisyona hangi adamı hangi paraya alacağınızı belirleyip pazarlıkları da ona göre yapın, zor kazandığınız para boşa gitmesin.. Ayrıca kariyer modunda arada sırada aynı menajerlik oyunlarında olduğu gibi bazı diyaloglara da girebiliyoruz. Basına demeç verip ertesi gün o demeci yönetimle tartışıp kapı dışarı edilmek istemiyorsanız sözlerinizde dikkatli olun. Mesela "Genç oyunculara neden forma şansı vermiyorsunuz?" diye sorulduğunda "Çoluk-çocukla uğraşamam ben!" gibi zıt cevaplar vermeyin... İsterseniz biraz da oyuna konulan Türk takımlarımızdan bahsedelim. Fenerbahçe ve Galatasaray, birbirine yakın olarak yapılmış arkadaşlar. Oyunda iki takımımızın da stadı bulunmuyor fakat "sözde" kendi sahalarında oynarken kendilerini evlerinde gibi hissediyorlar. Ev sahibi Fenerbahçe iken "GFB's Angels", "Baba ocağına hoşgeldin" gibi pankartlar görülürken, ev sahibi Galatasaray iken de stadda "Rerererarara Gassaray Gassaray Cimbombom" sesleri yankılanabiliyor. EA Sports'un her takıma ayrı ayrı özen göstermesi bizleri mutlu etti tabiî ki. Takımlarımızdaki oyuncu kaliteleri de bayağı üst düzey durumda. Mesela bir Anelka topa füze gibi vurabiliyor veya Hasan Şaş rakiplerini ipe dizebiliyor. Bu arada seslendirmelerde bir şeye dikkat ettim, spiker Necati'ye "Nekati" diyordu ehehh. Selçuk da "Selkuk" zaten... Peki, oyunda hiç mi hata; hiç mi yamukluk yok? Var tabiî ama çok değil.. Gol kaçırdıktan sonra Michael Jackson yürüyüşü yapan oyuncular hâlâ mevcut, gol attıktan 2-3 saniye sonra ancak uyanıp sevinmeye başlayan oyuncular mevcut... Grafik konusunda oyunumuz genel olarak biraz geliştirilmiş. Çizgi film görüntüsünden biraz daha gerçekçiliğe doğru hareket etmiş fakat bu gerçekçilik karakter modellemelerine yansımamış. Oyunun demosundaki Ailton tipli cüsseli oyuncular normal hâle getirilse de yüz hatları vs. fazla üst düzey durumda değil, daha önceki 2 oyunu kaldıran tüm bilgisayarlar bu oyunu da kaldıracaktır. Kartondan yapılmış gibi görünen seyirciler hâlâ kartondan yapılmış gibi görünüyor, oyun içinde hakem gözükmüyor.. Teferruata girildiğinde oyunda bir çok hata da var anlayacağınız. Foul sonrası gelen ara videolar ise oldukça çeşitlendirilmiş. İnanın hâlâ görmediğim bir çok ara video olabilir. Birbiriyle kavga eden oyuncular, "Buna da mı kart yok!" diye isyan eden futbolcular.. Ses konusunda ise EA yine beklenen kaliteyi bizlere veriyor. Özellikle müzikler çok çeşitli, Manga ve Athena da güzel Türkçe'mizle bizleri mest ediyor. Spiker ise bende biraz hayal kırıklığı yarattı. Tamam, John'un yerine geçen spiker iyi güzel de kardeşim bari onun yanına da bir yorumcu koyun! Erman Toroğlu demiştim ama... İster PES oynayın, ister FIFA oynayın; ister BJK'li olun ister FB'li olun isterseniz de GS'li olun ama şunu unutmayın: Şu ölümlü dünyada herkes kardeştir.. Çok şekil bitirdim lan..
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
