Üzgünüm; çünkü artık klasik bir FIFA incelemesi yapamıyoruz. Ne güzel, eskiden EA Sports değiştirmezdi oyunu, farklı bir menü ile oyuna girer, kısır bir döngü içerisinde kayboluyormuşçasına oynar, bedava ve sürekli birbirine benzeyen eleştiriler ile incelemesini de yapar, olayı kapatırdık. İşte, oyun değişince de böyle edebiyat kokan, ne amaçla yazıldığı belli olmayan, garip girişler yapmak zorunda kalıyoruz. Ne acı değil mi? He, evet, acı. Gerçekten de böyleydi aslında sevgili dostlar ve de Şansal. Bana göre, 2003 ve onu takip eden iki oyun ile üç senesini hebâ etti FIFA. Bir şeylerin farkına varılması için bazı rakiplerin piyasaya sürülmesi lâzımdı ki, beklenen gerçekleşti. Bıkkınlık denizinde can yeleksiz bıraktıkları oyuncuları, gelen ilk gemiye kaptırdılar. Bir şeylerin farkına yavaş yavaş varıyorlar artık. 06 ile biraz dikkat çekmeye çalıştılar ama ulaşmak istedikleri amaca 07 ile ulaşacaklar galiba, yani olabilir, neden olmasın? Değişiklik güzeldir ve eski bir FIFA’cının istediği tek şey de budur aslında. Özledik 98’de defanstan atılan golleri, İki kere D’ye basarak çektiğimiz o güzelim voleleri. …diyerek 14. FIFA’nın incelemesine başlıyoruz da, bu mısraları neden yazdık lan biz? 6 Oyun Sonra… Oyunun geçtiğimiz haftalarda indirmeye sunulan tanıtım sürümünün incelemesini hatırlayacaksınız. Oynanabilirlik hakkında biraz bilgi vermiş ve Turkcell Süper Lig’in oyuna dahil edildiğini müjdelemiştik. Dilerseniz biraz geçmişe götüreyim sizi, FIFA 2000’e. Önceki on üç oyunun sadece bu versiyonunda vardı ligimiz. Moldovan’lı Fenerbahçe… Az denememiştik aslında o kale içindeki şişeyi devirmeyi. Çok hoş zamanlardı ama araya oldukça uzun bir zaman dilimi girdi maalesef. Ve nihayet Türkiye ligini tekrar görüyoruz. Tam sürümün incelemesinde de aynı müjdeyi vereyim ki konu pekişsin, eve gidince de tekrar ederiz biraz… Açılış filmini izleyerek giriyoruz oyuna. Film, oyun içi grafik motorundan hazırlanmış ki, bana kalırsa artık Getting Up gibi oyunlarda gördüğümüz, gerçekçilikte üzerine tanınmayacak filmleri yapmanın zamanı geldi FIFA için. Ama neyse ki video çok da sıkıcı değil, her ne kadar kalitesiz olsa da… Gelin gelelim menülere. Serînin her oyununda rakiplerininkilere oranla çok daha estetik olarak hazırlanan FIFA menüleri, 07’de de kendini gösteriyor. Yalnız bu sefer 'sürekli menü geçişi’ biraz engellenmiş, yani azaltılmış. Kullanıcı aynı pencere içerisinde ana başlığın içeriğini de yan tarafta görebiliyor. Örneğin; My FIFA 07’ye geldiğimizde sağ tarafta kontrolleri, oyun ayarlarını, cartı curtu görebiliyoruz. Klasik başlıklara ek sadece Interactive Leagues. Bu internet üzerinden gerçek fikstürler ile oynanan bölüm. 07 ile birlikte gelen bir bölüm yani… Çok sıkıcı bir inceleme yapma niyeti içerisinde olmadığım için oyun içerisinden bilgiler aktarmaya başlıyorum. “Yahu bırak hoca, ne değişikliği, sen de. FIFA’dan bahsediyoruz,” gibi bir ön yaklaşım sergilerseniz üzülürüm, keserim yazıyı vallaha! Rica ederim, bir fizik dersi dinlercesine (!) dikkatle dinleyelim. Oyundaki en büyük neşteri oynanabilirlik yemiş. Başarılı bir operasyon ve köklü değişiklikler sonrası, yepyeni yüzü ile gün yüzüne çıkmış. Bu değişiklikleri belirli bir sıra ile değil, aklıma geldiği gibi aktaracağım. Bu bağlamda (hönk?), aklıma ilk gelen top sürme oluyor. Oyuncularımız artık daha gerçekçi top sürüyorlar. Rakip ile karşı karşıya kaldığı zaman, siz farklı bir şey yapmasanız da topu ayağından açabiliyor. “E” tuşunun daha etkili olduğunu görüyoruz ayrıca. Daha önceden “yapışkan tuşlar”ın anasını ağlatıyorduk, ama artık pek gerek kalmıyor “shift”e. Nitekim, “E” tek başına taşıyabiliyor oyuncuyu. Tabii yeniden yapılandırılan depar şekilleri, ‘manuel’ çalımları da beraberinde getirmiş. Karşınızdaki adam “öküz, trene bakarken” pozu veriyorsa, şık bir bilek hareketi, rakibi saf dışı bırakmaya yetiyor. Ama adamınızın yere yapıştırılma olasılığı da var. Söylemiş olayım da, adamınız sakatlanırsa bana gelmeyin sonra, dinlemem; “artiz”lik yaparım. Başka bir yenilik ise hava topları. Sadece ortayı takip eden kafa vuruşları değil, havadan gönderilen paslarda dahi itişmeler görebiliyoruz. Eh, orta alan mücadelesinde bile bu durumu gözleyebiliyorsak, orta açıldığı zaman ne yapar bu oyuncular, varın siz tahmin edin. Ayrıca bu derece ilerleme kaydeden bir durum varsa, mutlaka kalecilerin de bir zekâ seviyesini geçmiş olmaları gerekirdi ki, önceki oyunlara göre oldukça farklı şekillerde kurtarış yapabiliyorlar artık. Hâlâ yerde yavaşça yuvarlanan topun üzerine kedi gibi atlıyorlar, o ayrı mesele. Yani daha o kadar çok şey var ki konuşacak… Ama buna ne benim sabrım, ne de sizin iyi niyetiniz yeter. Grafiksel konulara geçmeden önce söyleyeceğim son şey, artık FIFA’nın daha göz alıcı olduğudur ki, 14 FIFA oyununu da oynayan biri olarak ben de FIFA’nın son dönemki hâlini beğenmiyordum sizler gibi. Olaya objektif bir şekilde yaklaşmaya çalıştım. Aynı tarafsız görüşlerle, sansür ile dolup taşabilecek bir grafik yazısı yazayım ben o zaman. Çünkü grafiksel anlamda neredeyse hiçbir yenilik yok oyunda. Saha kenarından filelere, kirli formalardan yan hakemin bayrağına kadar aynı mevzu. Tek değişiklik, ki o da sadece dikkatli bakılırsa görülebilir, gölgelerde. Yine aynı köşeli şekiller devam ediyor, gölge alanlarda bile ışığın etkisi görülebiliyor ama, misâl, gündüz oynanan bir maçta gölge uzunlukları saha içerisinde değişebiliyor. Tüm bunların yanı sıra hava durumu aktif. Yani kapalı bir hava altında oynadığınız maçın ortalarında yağmur yağmaya başlayıp, sağanak yağış altında da bitebiliyor. Islak zemin üzerinde topun hareketi farklılaşıyor, vs. EA, kaliteli müzik anlayışını 07’de devam ettiriyor. 06’da gelen eski maçların spiker kayıtları yerini taraftara bırakmış. Menüde gezinirken “Taraftardan Ezgiler”i dinlemek mümkün yani. Ayrıca maç esnasında taraftarların verdiği tepki oldukça hoş. Sıkıcı geçen bir maçı sus pus dinliyorlar ama bol pozisyonlu ve de “kayarak müdahale”li maçlarda susmak nedir bilmiyorlar. EA Sports, bir şeylerin farkına ‘harbiden’ varmış... Yahu, vallaha varmış!
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
