Futbooool... Takım olma ruhunun en iyi yaşandığı ve takım olamayanların başarısızlığa mahkûm olduğu spor... Menajeeeeer... Bir futbol takımını "takım" hâline getirebilecek tek kişi... Football Manageeeer... Gerçek bir teknik direktör olmadan önce menajer olma hissini en iyi yaşayabileceğimiz menajerlik oyunlarından birisi, belki de en iyisi... Football Manager... Eidos ile anlaşmasını bozduktan sonra Championship Manager serisini farklı bir isimle sürdürmeye çalışan SIGAMES'in menajerlik oyunu, ve bu isimle çıkmakta olan oyunun ikincisi: "Football Manager 2006". Menajerlik oyunlarıyla ilgilenen her oyuncu, geçen sene Football Manager'ın ne kadar büyük bir ses getirdiğini ve neredeyse tüm otoriteler tarafından "En iyi menajerlik oyunu" damgasını yediğini hatırlar. Oyun ilk çıktığında 3-4 ay başka oyun oynamamıştım. Varsa yoksa FM, varsa yoksa FM.. Genç yetenekleri keşfetme konusundaki sınırsız database, gerçekçilik, menü kalitesi ve Fenerbahçe'nin alt edilemez olması tabiî ki oyuna bağlanmamı açıklıyordu. Şimdi ise, o mükemmel diye tabir edebileceğim oyunun yeni sürümüyle karşı karşıyayız. Bakalım ne yenilikler varmış... Oyunu ilk açtığımda ve biricik takımım Fenerbahçe'm ile yeni oyuna başladığımda, "Hani yenilikler, yenilikleri görelim! Eee yenilikler? E hadiiii!" gibi bir duygu içine büründüm. Çünkü ana menü dışında oyunda fazla bir yenilik göze çarpmıyordu ve yine geçen seneki gibi alışılagelmiş mantıkla oynuyorduk. Zaman geçtikçe, kıyıya köşeye saklanmış olan yenilikleri görmeye başladım... Canım istedi, şekil olsun; yenilikleri madde madde inceleyeceğim. Hem sizin için de okuması daha kolay olur.Haber okuma: Bizi ilgilendiren-ilgilendirmeyen tüm haberleri okuma işkencesine son! Artık bize gelmesini istediğimiz haberlerin kategorilerini seçebilir ve böylece zamandan kazanç sağlayabiliriz. Antrenman: Bundan böyle saatlerimizi antrenmanlar üzerinde harcamayacağız! Vakit kaybettirici ve ter döktürücü antrenman ekranı, yerini daha sade ve kolay hazırlanabilen bir antrenman ekranına bırakmış durumda. Yeni antrenman programları hazırlarken hangi çalışmanın ne zaman yapılacağını belirlemek yerine hangi çalışmanın ne kadar sıklıkta yapılacağını belirliyoruz. Sabah-öğle-akşam ile uğraşmak yerine sınırsız bir zamana sahibiz yani. Ayrıca antrenman çeşitleri de azaltılmış. Dayanıklılık, egzersiz, kalecilik, taktik, top kontrol, savunma, hücum, şut ve takım oyunu dışında herhangi bir seçeneğimiz yok. Yeni bir antrenman programı hazırlarken dikkat etmemiz gereken ise oyuncularımıza fazla yüklenmememiz ve "Her şeyden azıcık" geyiğine girmemiz. Oyunculara çok yüklenirsek sakat oyuncular, programı gevşek bırakırsak ise kötü performans sergileyen futbolcular başımıza bela olur...Basın: Yeni oyunumuzda, basından gelen eleştiriler, övgüler, sorular daha da çeşitlendirilmiş ve oyuna daha çok basın organı eklenmiş. Bol bol demeç verebileceğiz yani. Ayrıca oyuncularımız arasında çıkan anlaşmazlıklar da artmış. Her şeyden nem kapan kaprisli futbolcular disiplininizi bekliyor... Hadi onlara ceza verin! 2 haftalık maaşlarını kesmeye ne dersiniz?İletişim: Daha önce TCM serisinde olan bir özelliğin FM'ye de aktarıldığını görüyoruz arkadaşlar: Devre arası ve maç sonrası sohbetleri. Bundan sonra ilk devresi berbat geçen bir karşılaşmada soyunma odasındayken oyuncularımızı bir güzel pataklayabilir veya onları gaza getirebiliriz. Ayrıca maç sonlarında da oyuncularımıza teşekkür edebiliriz. Onları eleştirebiliriz de, ama bunu önermem çünkü oyuncuların moral motivasyona daha çok ihtiyacı oluyor. Maçlardan sonra mutsuz olmalarını istemeyiz değil mi? Bu oyuncularla konuşma olayı ikiye ayrılmış arkadaşlar. İster her oyuncuya ayrı ayrı bir şey söyleyebiliyoruz, istersek de hiç uğraşmadan hepsine toptan duygularımızı ifade edebiliyoruz. Ben şahsî baskı yemesinler diye takımsal uyarılar yapmayı tercih ediyorum... Eee birine kızmadan önce kendimizi onun yerine koymalıyız. Her neyse, bu yeniliğe oyunun en büyük yeniliği diyebilirim arkadaşlar.Zorluk: Oyunumuz artık daha zor! Eskiden küçük birkaç değişiklikle şaşırtabildiğimiz ve ikinci devrede maçı çevirebildiğimiz rakiplerimiz her taktiğe bir antitaktik üretebiliyor ve alnımızı bayağı terletiyor. Buna rağmen, oyuncu alım-satımı ise bana daha kolay geldi. Mesela bir Stam'i kendimi hiç kasmadan Fenerbahçe savunmasının göbeğine yerleştiriverdim. Ya da satmak istediğim her oyuncuyu kolayca sattım. (Aurelio'yu Cruzerio'ya mesela) Aman Tanrım yoksa bunun nedeni oyunu Fenerbahçe ile oynamam mı!!!Oyuncu profilleri: Artık, -çok da gerekli bir özellik olmasa bile yenilik işte- oyuncu puanlarını grafik şeklinde de görebiliyoruz. 20 üzerinden olan notları okumaya üşenen vatandaşlarımıza müjdeler olsun, ben almayayım. Ayrıca oyuncuların uzunluklarını ve kilolarını da görebiliyoruz. Nicolas Anelka: 184cm, 77kg. Ailton: 177cm, 73kg. Bu karşılaştırmadan sonra yapımcıları esefle kınıyorum...Taktiksel yenilikler: Oyunumuzun 2006 sürümünde takımımızı zamana bağlı olarak oynatabiliyoruz. Mesela 1-0 önde olduğumuz zorlu bir karşılaşmada bu seviyeyi hat safhaya çekerek oyuncularımızın zaman geçirmesini sağlayabiliriz. Taktiksel bir başka yenilik de amaç adamımıza göndereceğimiz topların koordinatlarını belirlemek. (!) Targetman, yani amaç adam olarak seçtiğimiz oyunculara verilecek olan pasların oyuncumuzun ne tarafına doğru (kafa, koşu yolu vs.) atılacağını seçebiliyoruz. Hımm Anelka'nın koşu yoluna, Nobre'nin kafasına... Gördüğünüz gibi oyunumuzda fazla yenilik yok arkadaşlar. Menülerin stilleri, sesler aynı geçen seneki gibi ve neredeyse hiç değişiklik yok. Ha unutmadan söyleyeyim bir yenilik de 2D maç sistemindeki yedek kulübeleri. Geçen sene açıkta duran yedek oyuncular şimdi kulübelerde oturuyor. E yazık tabiî bu soğukta... Football Manager 2006'dan sonra bir de FIFA Manager06'yı oynayayım ve kendimce bu senenin en iyi menajerlik oyununu seçeyim... Arkadaşlar, eğer futbola gerçekten düşkünseniz ve özellikle genç yetenekleri keşfetme konusunda üstün bir yeteneğe sahipseniz, FM 2006'yı bir deneyin derim. Hâtta ne denemesi, çabuk alın ve gelmiş geçmiş en iyi menajerlik oyunlarından biri olan FM 2006'nın keyfini çıkarın! Ayrıca futbolla ilgilenmeyen arkadaşlara da ilgilenmelerini öneririm, zira kanımca futbol en büyük stres atma aracıdır...
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
