Practice: Adı üzerinde zaten. Önemli turnuvalar öncesi kendi kendimize ufak bir yoğun eğitim uygulayabilme imkânına sahip oluyoruz. Bu başlık altında iki ana sekme çıkıyor ayrıca: Rakibe Karşı ve Zamana Karşı. Bu başlıklardan istediğimizi, kendimizi eksik bulduğumuz unsurlara göre seçebiliyoruz. Skills ve Gear: Başlık kirliliği olmaması için ikisini bir arada ele alıyorum. Skills, bahsettiğimiz kişisel yetenekleri geliştirme merkezi. Gear ise sürücümüzün dış görünüşü geliştireceğimiz merkez. Fazla uzatmaya gerek yok. İşte bu kadar Kariyer bölümü. Oyun hakkında çok bilgi vermek, aşırı detaya girmek sıkıcı olacak gibi durduğu için çok uzatmaya gerek yoktu. Oyunun genel duruşundan bahsetmek gerekirse... Bildiğiniz gibi bir yarış simülasyonu olan Evolution GT, ToCA Race Driver serisinin üçüncü oyunu ile kontroller bazında bir benzerlik göstermiyor değil. Neticede ikisi de birer yarış simülasyonu ve oyunculara "gerçekçi sürüş, gerçek zevk" gibi bir şey sunuyorlar. ToCA verdiği sözde durdu; Evolution GT de aynı keyfi veriyor sayılır. Tabiî ki ToCA gibi değil ama bu ilkeye uyum sağlayabiliyor, yadırganmıyor yani. Bir de kontrolü zenginleştiren ve sağladığı katkılarla oyunu güzelleştirerek oyuncuyu can evinden vuran etmenler var. Kuşkusuz, bunların da başında hasar motoru geliyor. Evolution GT ise bu konuda ToCA kadar başarılı değil maalesef. Oyunun en ince ayrıntısı ise korku. Sürücülerin birbirine yakın çekimde gitmesi arkada bulunan sürücünün öndeki meslektaşını korkutmasına sebep oluyor. Bu korku bir noktada sınırı aşarak öndekinin gözünün kararmasına neden oluyor, böylece bir yere bodozlama dalmamız an meselesi hâline geliyor. İşte bu gibi durumlarda, SCAR'da da gördüğümüz "Tiger Effect" devreye giriyor. Kaplan Etkisi, "anlık geri sarım" işine yarıyor. Biraz daha açalım: Varsayılanda Tab tuşu olarak karşımıza gelen Tiger Effect'i kullandığımızda zamanı geri sarıyoruz. "Ohoo, ne anladım ben o işten. Madem öyle, son pişmanlık fayda ediyor, siz Baba'nın lafını çöpe mi atıyorsunuz üleyn?!" demeyin. Bu çok uzun süreli bir geri sarma değil. Zaten kullandıktan sonra bir başka kullanım için bir süre beklemek zorundayız. Ve bir defada hepsini harcamak zorunda da değiliz. İstediğimiz sarmayı yaptıktan sonra, tuşu serbest bırakarak etkiyi sonlandırabiliyoruz. Bir de bu etkinin bitmesi ve tam o anda kaza yapma olasılığı var. Bu durumda haritadan kendinizi takip etmenizi tavsiye ederim. Biraz da şans ile o berbat durumdan kurtulabiliyoruz. SCAR ile aynı fizik motorunun kullanılması ile ortaya çıkan oyunun grafiksel anlamda kardeşinden farkı yok. Hasar motoru istenilen gibi değil ama araç modellemeleri ve güneşin sürüşe etkisi ile yarış daha zevkli oluyor. Londra, Berlin gibi bilinen şehirlerin sokaklarını andıran pistlerin yanı sıra sıradan pistler ile birlikte çevrenin uyumu da fena değil. Hepsi birlikte iyi bir uyum içerisinde hayatlarını sürdürüyorlar. Ses konusunda vasat aşılsa da, müzikler artı olarak katkı sağlasa da insanın içine sinmiyor oyunun genel ses yapısı. Aslına bakarsanız müzikler çok iyi seçilmemiş. "Aman aman, bu şarkıyı bir yerlerden bulalım!" gibi diyaloglar geçmeyecek oyuncular arasında. Yazık olmuş belki de... Oynanabilirliğe değinmeye pek gerek yok. Zaten bir yarış simülasyonunun neler vaat ettiğini, nasıl şeyler getirdiğini, ne derece beceri gerektirdiğini biliyoruz, ki yazı içinde de bunlara değindik. Eğlenmek için fazla dikkat isteyen bir oyun olduğu için Evolution GT'ye rağbet ne derece kayda değer olur bilinmez ama biz bir sene sonra birine "Evolution GT'yi oynamışlığın var mı?" diye sorduğumuzda "Ha, hö? O ne lan?!" gibisinden tepkiler alırsak şaşmayalım, şimdiden alışalım. - Evolution GT'yi oynadın mı? - Ha?! - Anladım. - Hö?! - !...!
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
