2005-2006 yılları içinde özellikle Xbox 360 platformunda ortalığı yıkıp geçen, adeta ödül törenlerinin vazgeçilmez adresi olan, ve milyonlarca kişi tarafindan LIVE çerçevesinde hala deli gibi oynanan Gears Of War, uzun bir hazırlık döneminin ardından nihayet PC platformunda da yerini aldı. Uzun dedim, sebebi ise Gears Of War'un gerçekten bazı yenilikler ile PC için baştan hazırlanmış olması. Extra harita ve hikaye modundaki farklılıkları ile oyunsuz kalmadığımız şu dönemde HDD'lerimiz için yeni bir yüz diyebildigimiz GOW, anlaşılan Locust istilasını pc'lerimize taşımaktan oldukça mutlu.
Warning! Locust Invasion!
Gears Of War bileceğiniz üzere PC için oldukça beklenilen bir yapımdı. Taktikal Aksiyon/ Korku türündeki oyunumuz insanoğlu ve yeni bir tür olan Locust'lar arasında geçen amansız bir savaşı bizlere anlatıyordu; unutulmaz bir oynanış ve grafikler ile elbette.
Cehennem. Kendisi genelde bastığımız zeminin altındaki su borularının bir altına kurulmuş bir mekan olarak tasvir edilir. Peki ya size bunun gerçek olduğunu söylersem? Peki peki, en baştan anlatayım. Insanoğlu gelişme çabaları sayesinde yerin altında çok güçlü ve dünyaya çok yararlı olacağını düşündüğü bir kaynağı yeryüzüne çıkararak belki de tarihindeki en büyük hatayı yapmıştır: Bulunan bu kaynak ile beraber Locust adında sonu gelmeyen bir yaşam türü dünyaya saldırır. Insanın başka bir çaresi kalmadığı gibi artık büyük oynamak zorundadır. Ve kendi dünyasını bir hiçe sayarak amansız bir savaşa başlar. Kısa sürede dünya yaşanmaz bir hale gelir. Böyle bir dünyada yaşamak istemezdiniz herhalde. Ama biz yaşıyor olmasak da , Marcus Fenix'in gözünden tüm olan biteni takip edebiliriz; hayatta kalabilirsek elbette.
Marcus Fenix, babası için bulunduğu cepheyi terk etmiş ama her şeye rağmen ölmesine engel olamamış ve ordu tarafından ihanet ve korkaklık ile suçlanarak kırk yıl hapis cezasına çarptırılmış bir asker. Fakat Locust ırkının savaşı kazanmaya doğru hızla ilerlemesi ordunun her adama ihtiyaç duymasına sebep olur. Böylece 14 yıllık bir aradan sonra Marcus Fenix tekrar silahını eline alarak hayatı uğruna amansız bir savaşa girer. Oyun bu kadar açıklayıcı bir intro sunmasa da, eski dostumuz Dom'un (Dominic Santiago) zindan kapımızı aralayıp bize durumu anlatması ile durumu kavrıyoruz. Kılıç kalkan kuşandıktan sonra oyuna başlıyor ve bol bol Locust tekmeliyoruz.
Daha girişte aksiyon tavan yapıyor adeta. Oyunun ileriki bölümlerinde bulamayacağınız bir zevki ilk bölümden yaşamak biraz garip aslında, ancak diğer bölümler başka sürprizler içeriyor sizler için. Gears Of War'a ilk başladığınızda fark edeceksiniz ki Unreal Engine kendisini zorluyor. Dağılmış binalar, yıkılmış mekanlar, duvardaki çatlaklara kadar harika bir atmosfer söz konusu. Düşmanlarınızın da eli silahlı olunca oynanış tüm bu içerikleri birleştirerek oldukça farklı bir hal alıyor. Şimdi yıkık binalar ile oynanış ne alaka diyebilirsiniz, fakat GOW ile bu çevreler oldukça önem kazanıyor. Öyle ki oynanabilirlik her şeyin ötesinde bir durum olarak karşımızda. Bulduğunuz her duvara, taşa, eşyaya vb. her şeye yaslanarak siper almanız mümkün. Savaş taktikleriniz de bu yöne göre değişiyor. Stratejilerinizi genelde daha mantıklı yönde kullanmanız gerektiği nadir shooter oyunlarından biri olan Gears Of War'da eğer ki eski kafa şeklinde düşmana çullanırsanız üzgünüm ama oyunda ilerleme şansınızı da yok etmiş olursunuz. Locust'ların en az sizin kadar taktik yapabildiği bu cehennemden çıkmak için oyunu kuralına göre oynamanızda yarar var. Yakın dövüşlerde ise Melee attack'lar unutulmamış tabii ki. "F" tuşu sayesinde yapabildiğiniz bu atak, standart makineli tüfek haricinde bulunan tüm silahlarınızı etrafa sallamaya işe yarıyor. Makineli tüfeğinizde ise durum daha farklı. Öyle ki makineli tüfekte ChainSaw (elektrikli testere) kombinasyonu eşliğinde yakın dövüşte düşmanlarınızı bol kanlı sahneler aracılığı ile parçalara ayırabiliyorsunuz. Fakat dikkat, aynısını yapma hakkı onlarda da var. Oldukça kanlı ve bol et parçaları ile süslenmiş çatışma sahneleri iştahınızı kabartacak cinsten. Shotgun ya da yeni nesil Magnum diyebileceğimiz aşırı hasara yol açan silahlar sayesinde yine yakın mesafeden düşmanlarınızın her bölgesini parçalamanız mümkün; elbette ekranınıza sıçrayan kanlar beraberinde. El bombaları ise biraz ilkel gibi dursa da iş kullanmaya gelince tüm fark ortaya çıkıyor. Zincire bağlı olan bu patlayıcıları sallayarak firlatırken, farenizin ikinci tuşuna basarsanız çıkan mavi metre aracılığı ile ne yöne, ne şekilde atma olasılığınız olduğunu da görebiliyorsunuz. Bu mavi çizgi o kadar kullanışlı ki, bombanın nereye çarpıp ne yöne doğru sekeceğini bile anlatıyor. Ayrıca oyunda ölüp yeniden başlarsanız düşmanların aynı yönden saldırmadığına da dikkat edeceksiniz. Bu özellik her yeni oynayışınızda farklı bir strateji yapmanızı sağlayarak tek düze kavramını silip götürüyor adeta.
Bir diğer taktiksel hareket ise Reload özelliğimiz. Çatışmalar sert ve hızlı olduğu için uzun süreli şarjör doldurma işlemleri bazen sizi büyük dertlere itebiliyor. Bu yüzden Epic Games bizler için başka bir alternatif hazırlayarak şarjör hızına etki etmemizi sağlamış. "R" tuşu aracılığı ile silahı doldurmaya başladığımız anda görünen beyaz çizgideki noktada hedefi durdurabilirseniz eğer, silahınızın dolması çok kısa bir süreden ibaret oluyor. Eğer hedefi kaçırırsanız silah bu kez takılıp naz yapma aşamasına giriyor ve sizi uzun süre savunmasız bırakıyor. Elbette standart doldurmaları da kullanmanız mümkün, fakat Sniper kullanıcılarının bu durumu oynadıktan sonra daha iyi bir biçimde kavrayacaklarını belirtmeyi unutmayalım.
Her şey bununla da kalmıyor. Hatırlarsanız "Taktikal Aksiyon" şeklinde sıfatlamıştım ilk paragrafta Gears Of War'u. Oyun boyunca sürekli bir takım çalışması söz konusu. 4 kişiden oluşan bu ekip oyun boyunca her karakteri ile farklı sürprizler getirecek size. Öncelikle bir konuya açıklık getirelim, ana karakterimiz Marcus, ve sadece onu kontrol edebiliyoruz. Fakat komutanımız hayatını kaybedince emirleri verme yetkisi bize geçtiği için takımı -çok kapsamlı olmasa da- idare edebilen bir komut penceresi çıkıyor karşımıza. Saldır, koru, toplan şeklinde üç basit komuttan ibaret olan bu pencereyi emin olun oyun boyunca bir ya da iki defa kullanmaya yelteneceksiniz. Bunu söylememin sebebi ise takım arkadaşlarınızın olası bir saldırıda doğru kararları tek başlarına gayet iyi bir biçimde verebilmesi. Yani yapay zeka oldukça iyi durumda. Ama siz yine de egolarınızı es geçmeyin derim ben. Gelelim farklı bir açıda hazırlanmış olan ekip çalışmasına. Eğer bir "LIVE" üyesi iseniz Gears of War sizlere orda burda bulamayacağınız bir eğlence sunacaktır. CO-OP adı verilen bir seçenek sayesinde başka bir oyuncu ile hikaye moduna girebilirsiniz. Bu durumda siz Dominic Santiago karakteri oluyorsunuz. Ve oyun boyunca birbirinizin sırtını kolluyorsunuz. Kulağa hoş geliyor değil mi?
Unreal 3 Engine ve Nimetleri
Biliyorsunuz Gears Of War bir Epic Games yapımı ve Unreal 3 Engine üyesi. Grafiksel anlamda motorun tüm gücünü kullanan GOW en ince detayları bile yüksek kalitede karşımıza çıkarıyor. Açık alanlarda oynarken ne dediğimi anlayacaksınız. Yıkılmış bir dünyayı harika bir biçimde karşımıza çıkaran Gears Of War çevresel efektlerden çok oynanışı etkileyen şovlarıyla da dikkat çekiyor. Patlama veya benzeri anlarda ortaya çıkan buğu ve ışıklandırmalar ağızları açık bırakacak seviyede. Silahlardan çıkan efektler zaten son noktayı koyuyor. Marcus'un koşarak bir duvara yaslanmasının ardından çıkan toz bir kenarda dursun, reload anlarında silahın namlusundaki sıcaklık ve duman belirtileri sizleri oyuna iyice bağlıyor. Elbette oyunun PC platformuna geçmesi ile sistem merakı da başladığı için Gears Of War günümüzdeki yapımlardan çok da geride kalmıyor. Öncelikle Windows Vista ile tavsiye edebileceğim Gears Of War'un tek hayal kırıklığı yaratan yönü DirectX 10 namına hiçbir yenilik sunmaması.
Seslendirmeler ise oyunun belki de tek hatasız yönü. Özellikle Max Payne karakterinden sonra böyle orijinal bir sesi Marcus'ta gördüm diyebilirim. Onun dışında diğer karakterlerin de konuşmalarına özen gösterilmiş. Yani anlayacağınız karakter seslendirmeleri oldukça profesyonel. Locust'larımız ise ara sıra birkaç İngilizce kelime ediyorlar, gerisi bağırıp çağırmalardan ibaret. Fakat onlarda da şu korku filmlerindeki canavarcıkların derinleşmiş ürpertici seslerinden mevcut. Wrecker türü ise çığlık atıp durduğu için kulakları bozan cinsten bir özellik taşıyor. Silah, araç vb. alet edevatlar ise etkili ses sistemi sayesinde bir gerçekçilik havası katıyor.
Son söz olarak, Gears Of War'un şüphesiz kendisini PC platformuna taşımasının ardından çoğu kişiyi sevindirdiğini söyleyebiliriz. Gerek basit bir port olmaması, gerek bu denli çok yönlü bir oynanışın iyi aktarılması, gerek üzerinde her türlü çalışmayı yapabileceğiniz editör ile, sizleri kolay kolay bırakacağını söyleyemem. Şu ana kadar oynadığınız shooter oyunları arasında şüphesiz en iyilerinden biri olacağını en başından da söyleyen Gears Of War bu dolu dolu geçen kasım ayında başka bir gürültü yaratarak biz oyuncuların uyku düzenini bozmaya niyetlenmiş durumda.
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
