- Aiya Earendil Elenion Ancalima (Frodo) Gökyüzü kubbemiz altında hayat veren güneş ulu ağaçların üstünden göz kırpıyor. Dağın tepesinden bulutlar sarkıyor. Kar çok güzel parıldıyor. Deniz bambaşka... Gri limanlara uzatmış elini serin perde... Ah, iki kral da selamda. Nehir de her zamanki gibi sessiz...
*** Grafikler eski oyuna göre çok geliştirilmese de tam detayda oynayınca bir strateji oyununa göre mükemmel görünüyor. Özellikle deniz ve buzların görünümü insanın dikkatini oyun yerine başka noktalara çekiyor (!). Patlama, "blast", ateş gibi efektler de gayet güzel ve insana o sadistçe duyguyu fazlasıyla yaşattırıyor (karşınızdaki düşmana ok yağmuru başlatıyorsunuz ve ağzınızdan "muhaha" diye bir takım sözler çıkıyor). Kahramanlarımızın ve diğer birimlerin çizimleri de gayet hoş... Kısacası bir strateji oyununa göre fazlasıyla yeterli grafiklere sahip; BFME2. Oyunda "campaign" dediğimiz görevler, "skirmish" veya "multiplay" dediğimiz tek başımıza yapay zekaya karşı veya çoklu olarak oynadığımız oynanış şekilleri dışında oyuna çok farklı bir mod eklenmiş; "War of the Ring". Şöyle düşünelim; çoğumuz Rise of Nations veya Medieval / Rome Total War oyunlarını oynamıştır, değil mi? (Kaçar mı...) Aynen böyle harita üzerinden oynadığımız bir mod. Hem de muntazam Orta Dünya haritasında... Bu modda oynanış 3 bölüme ayrılmış durumda. Toplam bir tur içinde hepsi sırayla geçiyor. Bunlara kısaca değinecek olursak:Tactical Phase: Kendi yönetimimizi yaptığımız; yani binalar kurduğumuz, askerlerimizi hareket ettirdiğimiz, yapacağımız işleri yaptığımız kısım.Battle Phase: Eğer düşman birimleriyle aynı topraktaysak etkili olan ve kozlarımızı paylaştığımız bölüm. Aynı zamanda savaşı başlatırsak normal oyun modundaki gibi bina kur, ordu üret, sur yap, düşmanı yok et vs. durumuna geçiyoruz.Retreat Phase: Savaş bittikten sonra öteki tura tüm hesaplamaların yapıldığı, gerçekleşen her yeniliğin oyuna yansıtıldığı bölüm. Aynı zamanda yenilen ordumuzun başında bir kahramanınız varsa bu bölümde onları geri çekebiliyoruz. - Put aside the ranger. Become who you were born to be. (Elrond) Gondor'un savunucuları! Safları düzeltin. Okçulara sağlam görüş bırakın. Duvarın kenarından uzak durun. Mancınıklar! Hazır olun. Savaş kulelerini hedef alın. Kulenin Gardiyanları! Kapıyı koruyun. O kapılardan içeri ne girerse girsin geri çekilmeyin. Savunun şehrinizi, kalenizi, karılarınızı, çocuklarınızı... Hazır olun! Düşman üzerimizde...
*** Gelelim oynanışa... Oyunun bina kurulumunu serbestleştirmesi ve her ülkeye her tür birimi koyması büyük bir artı. Oyunda yükseltilerin, seviye farklarının, denizin bulunması da mutlaka büyük bir katkı sağlıyor, fakat oyunun tek eksi puanlarını aldığı bölüm de oynanış oluyor. Oyunu baltalayan öyle yapay zeka hataları ve harita-birim uyuşmazlığı var ki saçınızı başınızı yolma hissi bir anda tavana vuruyor. Özellikle iki büyük hata var. Birincisi; düşman birlikleri ve sizin birlikleriniz savaşa katıldığında sadece en ön saflar savaşa katılıyor. Eğer ön saftan biri ölürse yerine arka saftan adam geliyor. Bu durum özellikle ordu sayınızın fazla olmadığı oyunun ilk başlarında göze çok batıyor. İkinci olarak; ilk oyuna göre değişen sur sisteminin ve uyumsuzluğunun getirdikleri. Haritadaki yükselti farkı olan yerlere sur kurmaya başladığınızda bazen arada çok küçük boşluklar kaldığını görüyorsunuz (bazen yükselti farkı olmasa bile bu durum mevcut oluyor). Asıl can alıcı nokta geliyor. İşte bu küçücük boşluklardan 4 birim sur eden koskoca mumakiller her nedense takıla takıla geçiyorlar (Erebor'u savunma görevi. İkinci Mordor atağı. Mumakiller saldırıyor. Stratejim, Mumakilleri surda durdurup mancınık misilleriyle yok etmek. O da ne?Mumakiller takıla takıla da olsa surlara saldırmadan pas geçiyorlar)... Bu tip ölümcül hataların birçoğu oyunda mevcut. Yani anlayacağınız daha bu oyunun çok yamasını göreceğiz... [Hands Sam the book] The last pages are for you, Sam. (Frodo) Yüzüğün hükmü bitti. 3.Çağ kapandı. Çağ insanların çağıdır... Elfler göçtü, ama cücelerle ölümsüz dostluk oldu. Ölenlere ağıtlar yakıldı. Ağıtlar unutuldu. Nice çınarlar kocadı. Numenor'un soyu devam etti. Hükmetti tüm Orta Dünya'ya. Kuzey refaha ulaştı. Entler sonsuz uykularına daldı. Artık büyü bozuldu. Orta Dünya kitabı hep hatırlanmak üzere kapandı...
*** Yüzüklerin Efendisi ile ilgili belki de oynanabilecek en iyi strateji elimizde. Her ne kadar oynanış yönünden aksaklıkları olsa da, Yüzüklerin Efendisi ile pek bir ilginiz olmasa da gerek grafikleriyle, gerek sürükleyici (ama kısa) hikâyesiyle mutlaka oynamanız gereken bir strateji elinizde. O kadar alıntı yaptık, bir de Pippin'in üçüncü filmde söylediği -Faramir'e ağıtla- şarkıyla veda edelim. Farewell...
Home is behind, The world ahead, And there are many paths to tread. Through shadow, To the edge of night, Until the stars are all alight. Mist and shadow, Cloud and shade, All shall fade. All shall... Fade.
Güngör "Blackguard" Koçak
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
