Tomb Raider: Legend, serîsinin önceki oyunları gibi aksiyon-macera türünde hazırlanmış ve duruma göre bazen aksiyona girip silahları konuşturuyoruz, bazense sessiz sakin ortamlarda beynimizi konuşturuyoruz. Silah konusunda oyunda önceki oyunlardan değişik bir şey yok, bildiğimiz klasik çift tabancamız, taramalımız ve pompalımız duruyor, ayrıca bomba da kullanabiliyoruz. Zaten, Tomb Raider'da silahların arasında fazla bir fark olmuyor, hedefi tutturmayı bildiğimiz sürece tüm düşmanları kolayca haklayabiliyoruz. Z tuşunu kullanarak, daha iyi nişan alabiliyoruz. Oyundaki "her bölüm başında zorluk derecesi seçme" olayı sayesinde bölümlerin zoruluğuna göre siz de seviyenizi seçebilirsiniz, böylece oyundan alacağınız zevk seviyesini de her zaman üst düzeyde tutmayı başarabilirsiniz. Şayet kolayda oynayacak olursanız oyun hem olduğundan da kısa, hem de aşırı derecede kolay gelir ve neredeyse hiç ölmeden tüm bölümleri tamamlayabilirsiniz. Onun için, size önerim zor bölümleri orta seviyede, orta seviyedeki ve kolay seviyedeki bölümleri de zor seviyede oynamanız. Bulmacalar konusunda yapımcılar fazla ayrıntıya inmemeye dikkat etmiş olacaklar ki, alıştığımız macera oyunlarının aksine kolay çözülebilir ve aksiyonun saatlerce kesilmesine yol açmayan bulmacalar hazırlanmış. Tam çözümlere, arkadaş yardımlarına gerek kalmadan her bulmacayı kolayca çözüp yolumuza devam edebiliyoruz. Ancak, her ne kadar basit desek de, kuruluşları ve tasarımları itibariyle bulmacalar yine de damakta tad bırakıcı nitelikte olmuş. Ordan burdan taş taşıma, platformların üzerine koyma gibi ayak işleri olmasa çok daha mutlu olabilirdik, ara ara sıkılmazdık ancak böyle bir oyunda kuşkusuz bunlar da gerekli. Akrobasi konusunda Lara yine her zamanki gibi formunda. Sırtüstü yuvarlanma, yana ateş ederek zıplama, kurbağalama yüzme, hızlı yüzme, saçmasapan taklalar atarak zıplama, ölürken bacak bacak üstüne atma... Bölümlere göre farklılık gösteren birçok eşya ile de her duruma karşı bir çözümü ve kurtuluş yolu var. Uzakta kalan hedeflere tutunmamızı sağlayan zincirimiz, dürbünümüz, karanlıkta kaldığımızda kullandığımız ışığımız, üzerimizde kamera, mikrofon gibi eşyalar... Müfettiş Gadget'ın kadın versiyonu gibiyiz bir bakıma. Yeni yapımcılarımız kontroller konusundaki mevcut sorunları da giderip bizlere rahat bir oynanış sağlayınca, Lara'yı yönlendirmek tadından yenmez bir hâl alıyor. Kontroller iyi düzenlendiği için, oyunu gamepad yerine klavye-fare ayrılmaz ikilisiyle oynamanızı öneririm, özellikle direklerden direklere atlama durumlarında fareyi kullanmak şart oluyor. Yoksa, ölürsünüz... 666... Macera oyunlarında, sırf oyun güzelleşsin diye veya ayrıntılı olsun diye, birçok saçmalık olur. Örneğin düşmalarımızın mekânlarında bulmacalar çözer dururuz. Madem düşmanız, neden adamlar bizi direkt kurtuluşsuz tuzağa düşürmek yerine her zaman bir püf noktası bırakıyorlar? Tamam, cevabı biliyorum oyun olsun diye ama yine de değinmeden geçmek istemedim. Tomb Raider: Legend'da da bu tip saçmalıklar mevcut. Aksiyon olarak da Rambo kesildiğimiz dakikalar, Cüneyt Arkın'ı andırdığımız bölümler var. Lara'dan başka kim bir helikopterin çökertmeye çalıştığı köprüden kurtulup on beş tane tam donanımlı askeri öldürebilir? Helikopter neden köprüyle uğraşmak yerine Lara'yı ortadan kaldırmıyor? Ayrıca, "öldürmek" konusunda da ciddi sorunlar var. Kafasına sıkılan tek kurşunla ölmesi gereken leoparlar şarjörlerinizi bitirseniz de ölmeyebiliyorlar. Aynı zamanda, yine aynı leoparlar iki santimetrelik yüksekliklere bile çıkamıyorlar. Leoparların zıplama yeteneklerinin olmadığını bilmiyordum. Kan ve şiddet içeriyor diye "teen" damgası yiyen TR: Legend'ın grafikleri, şu ana kadar oyun hakkında bahsettiğimiz tüm olumlu yönlerin aksine pek fazla geliştirilmemiş durumda. Yeterli değil demiyorum, ancak daha iyi olabilirdi. Özellikle son E3'te izlediklerimizden sonra TR: Legend'ı oynadığınızda kendinizi eski Lara Croft oyunlarında zannedebilirsiniz. Lara'nın fiziği dışında ve her zamanki etkileyici doğa manzaraları, çevre modellemeleri dışında grafik konusunda fazla övülecek bir yan yok. Tüm kadın karakterlerin çene yapısının Lara'nınkine benzemesine ne dersiniz? Peki ya seslendirmeleri? Yine, tüm kadın karakterlerin (çok var sanki) sesleri birbirine benzese de, seslendirmeleri ve diğer ses efektlerini eleştirmek doğru olmaz. Uzun süreli ara videolarda, müzik eşliğinde izlediğimiz diyalog ve monologlar oldukça duygu yüklü ve bağlayıcı hazırlanmış. Ses efektleri de, her madde ve eşyanın kendine has ve uyumlu seslere sahip olması dolayısıyla tatmin edici. "Aha ne güzel müzikmiş bir yerden bulayım" diyecek olma ihtimaliniz çok düşük olsa da, Legend'ın müzikleri de ufak bir övgüyü hak ediyor. Her video ve mekân girişlerinde manzara izlenirken çalan hafif müzikler kuşkusuz atmosferi tamamlayan en önemli ögeler. Eskisinden daha güzel bir Lara ile, son oyunlardan daha zevkli bir Tomb Raider oyunu oynamak hiç şüphe yok ki her aksiyon ve macera oyuncusunu mutlu edecektir. Kısa olmasını dert etmeyin, unutmayın ki en güzel hikâyeler kısa olanlardır.
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
