Prince Geri Döndü
Uzun bir süre sonra, özlemini çektiğimiz eski Princele buluştu ekranlarımız. Oyun, 2008de çıkan PoPun devamı değil, orjinal üçlemenin dördüncü oyunu niteliğinde. Acaba bu kadar özlemini çektiğimiz Prince, bize eski tadını yaşatabilecek mi?
Çöle dönüş
Oyun zamanlama olarak, ilk oyun (Sands of Time, 2003) ve ikinci oyun (Warrior Within, 2004) arasındaki 7 yıllık süreçte geçiyor. Prensimiz, Pers Kralının emriyle, abisi Malikden yöneticilik konusunda birşeyler öğrenmek için, Malikin yönettiği Azad kalesine gönderiliyor. Azad kalesine yaklaştığında farkediyor ki, düşmanlar Azad kalesini kuşatmışlar. Prens Azadı bulmak için düşmanlardan sıyrılıp kaleye girmeye çalışır ve bu sırada yönetim bize geçer.
Bir yandan düşmanlarla kapışırken, bir yandan da Prense özgü akrobatik hareketleri yaparak Maliki bulmaya çalışıyoruz oyunun başlangıcında. Bu bölüm Prensin hareketlerini oyuncuya öğretmek için hazırlanmış bir tutorial tadında. Düşman ordularından kaçıp Malike ulaştığımızda, işler bir anda karışır. Malik düşman ordularını yenmek için eski bir madalyonun gücünü kullanmak istemektedir: Solomon adında bir şeytanın ordularını salmak için kullanılan bir tılsım. Prens ne kadar abisine engel olmaya çalışsa da, Malik tılsımı kullanır ve Solomonun ordusunu çağırır. Ne var ki ordu kendisine emredildiği gibi davranmaz ve önüne çıkan herkese saldırıp onları kuma çevirmeye başlar. Orduyu durdurmanın tek yolu madalyonun artık Malikte olan yarısıyla, Prenste olan yarısını birleştirmektir, ne var ki Prens ve Malikin yolları ordunun çağırılmasıyla ayrılmıştır.
Sands of Timedan esintiler taşıyan bir senaryo, size orjinal gelmiş olabilir ama, aslına bakarsanız oyunun ilk yarım saatinde geçen yukardaki olaylar, The Forgotten Sands boyunca hiç gelişmiyor, habire abimizin peşinden koşturuyoruz. Ubisoftdan daha iyi bir hikaye beklerdim açıkçası. Oyunun hikayesinden biraz uzaklaşıp Princee odaklanalım şimdi.
Princein modelemesi özenle yapılmış, fakat yenenekleri konusunda aynı şeyleri söylemek zor. Karakterimiz pek bir hantal olmuş gibi, duvar yürüyüşü, imkansız zıplamalar sergilese de serinin eski oyuncularına Oha! dedirtmiyor. Hareketler akıcı değil, Prince hızlı koşamıyor. Zaman kontrolü konusuna gelirsek, zaman yavaşlatma ve durdurma gibi güçlerimiz yok, sadece zamanı geriye alıyoruz. Bunların yerine oyuna bir experience sistemi getirilmiş. Her levelda istenilen sayıda düşmanı öldürerek sonraki levela geçiyoruz ve bir yeteneğimizi geliştirebiliyoruz. Ne mi bu yetenekler, Ateş, Hava, Toprak ve Buz. Bu yeteneklerin her birinin kendine has özellikleri var. Örneğin Ateş Gücünüzle bir ateş duvarı oluştururak düşmanların size yaklaşırken yanarak hasar almalarını sağlarken, Hava Gücünüzle etrafınıza toplanan düşmanları bir kasırgayla dağıtabilir, Toprak Gücünüzle Princein aldığı hasarı düşürürebilir, düşmana daha sert darbeler vurabilirsiniz. Ayrıca bunların dışında toplam can miktarımızı ve manamızı arttırabiliriz yetenek puanlarımızla.
E peki su nerede?
İşte bu paragrafta. Oyunu eğlenceli hale getiren bu özellik, oyunda gördüğümüz suları, kısa bir süreliğine manamız el verdiği sürece - dondurmamızı sağlıyor. Bu özelliği karakterimizin cambazlık yetenekleriyle birleştirince, ortaya yukardan akan suları dondurup bir direğe tırmanırmış gibi tırmanan, paralel iki su plakası arasında sekerek yükselen bir Prince tablosu çıkıyor ortaya. Bu özellik bölümlerde ilerlememize ve bulmacaları çözmemizi sağlasa da, ne yazık ki dövüşlerde bize bir faydası yok. Ayakları suyun içerisinde olan bir düşmanla karşılaşıp suyu dondurup heyacanla ve ablak bir suratla ekrana bakarken, hiçbirşey olmadığını görünce hayal kırıklığına uğradım açıkçası.
Ayrıca oyunda ilerledikçe kazanabileceğimiz, farklı güçler de var. Bunlardan birisi içinde bulunduğumuz mekanın şu anda yıkılmış olan bir parçasını bir süreliğine tekrar yapılandırma gücü iken, diğeri de düşmanların yanına zart diye zıplamamızı ışınlanma demek daha doğru olurdu aslında sağlayan bir özellik.
Oyundaki Save olayı eskisi gibi çeşmelerde değil, checkpoint sistemiyle yapılmış. Bu checkpointler de oldukça sık, bu sayede oyunda save sıkıntısı yaşanmıyor. The Forgotten Sandsde can ve mana toplamak için neredeyse her odada olan toprak testileri kırmanız veya yaratıkları öldürmeniz gerekiyor. Biraz da dövüş sistemine odaklanalım.
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
