Cross-country Skiing, Alpine Skiing'in bayraksız ve yokuşsuz sürümü. Tamamen yükseltisiz bir yolda, sadece virajlarla sıkıntımızı gidermeye çalışarak kayaklarla bir nevî Speed Skating yapıyoruz. Dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, fazla efor sarf ettiğimizde harcadığımız enerji ve dolayısıyla ardından gelen yorgunluk. Yorgun düşüp sonuncu olmamak için sporcunuzu fazla yormamaya dikkat edin. Tam yorulacağınız noktada sprint'e çıkın, böylece avantajlı hâle geçin. Cross-County Skiing ile birinci bakıştan vuruşun evlendiği dakikaları Biathlon ile yaşıyoruz. Yorgunluk düzeyine dikkat ederek belli bir miktar düz kayak yaptıktan sonra belli bölgelerdeki atış alanlarında duruyoruz ve belirlenen beş hedefi verilen beş atış hakkıyla vurmaya çalışıyoruz. Atış yaparken, yorgunluğun da etkisiyle nefes nefese kalmamızın ve dolayısıyla hedefi bir türlü tutturamamamızın acısını çekiyoruz. Düz kayak yapıp belirli noktalarda atış yapma olayı, iki üç tur devam ediyor ve ardından en hızlı olan ve isabet oranı en yüksek olan kazanıyor. Bobsleigh'de ve Luge'da, diğer tüm kategorilerden farklı olarak kar aracı adını verebileceğim bir araç kullanarak sağa sola çarpmadan mümkün olduğunca çabuk şekilde bitiş noktasına varmaya çalışıyoruz. İki dal da iki turdan oluşuyor, aralarındaki fark ise Bobsleigh'in fazla kişiyle, araç ile yapılması, Luge'un ise tek kişiyle sırtüstü uzanılan board ile yapılması. Bobsleigh, dört erkekle veya iki kadınla yapılabiliyor. Neden dört erkek ancak sadece iki kadın, bunun nedenini bilmiyorum ancak kadınların sayısı arttıkça ekip olabilme ihtimallerinin düşmesi bu kuralın konulmasına yol açmış olabilir. Tüm bu dallardan yapılan demetle oluşturulan karma bölüm ise, bir turnuva niteliği de taşıyan Nordic Combined. "15 event" ve "9 event" olarak oyunda bulunan turnuvaların kupasız, "single event" biçiminde oynanış biçimi de diyebiliriz. Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki kış sporları konulu oyunların hemen hemen tamamının grafikleri birbirleriyle aynı. Karakter modellemeleri konusunda ve çevre tasarımı konusunda daha iyi noktalara gelinemiyor sanırım. Torino 2006 da, her şeyiyle, yapısıyla, menüleriyle daha önce yapılan kış sporları (kayak vs.) oyunlarına benzemekte. Sadece grafiksel olarak değil, ses efektleri için de aynı durum geçerli. Genellikle sakin bir havaya sahip olan sporların spor sırasındaki basit ses efektleri dışında spiker seslendirmelerine ve kulvar sonlarındaki alkış seslerine ihtiyacı var, onlar da tıpkı diğer oyunlar gibi dikkat çekmeyici şekilde hazırlanıp atlatılmış. Spiker ve yorumcu seslendirmeleri ise önceki oyunlardan farkını biraz belli ediyor. Özellikle yorumcunun "Ne yapıyor bu?" gibi ünlemleri hayalimizde adamın mimiklerinin canlanmasını sağlayacak derecede iyi hazırlanmış. Fazla ilgilenmediğimiz, hâtta neredeyse hiç ilgilenmediğimiz spor türlerine alışmak isteyenlerin simülasyonlarla işe başlaması önerilir. Tehlikeli sporlara başlayacak olan insanlara korkmamaları ve işe alışmaları açısından ilk olarak simülasyonlar gösterilip oynatılır. Dolayısıyla, kış sporlarına merak duymaya başlayacaksanız ilk olarak oyunlardan başlamanızı öneririz. En iyisinden başlamanızı da önereceğimizi göz önüne alırsak, Torino 2006 ile kışa hazırlanabilirsiniz. -Serinlet bizi Yiğit! -Slalom beybi, slalom!
Yorumlar
İlk Yorumu Sen Yapabilirsin!
