Phantomers, 7 Temmuz itibariyle ülkemizde Açık Beta'ya geçen bir MMOFPS oyunu. Çeşitli haritalarda 8v8 mücadeleler verdiğimiz oyunu 5 adımda sizler için inceledik. Bakalım bu Phantomers neyin nesiymiş?
1. Adım: Grafikler ve Animasyonlar
Phantomers'ın grafiklerini yeni nesil bir oyun ile karşılaştırmayın. Çünkü oyunun kaplamaları eski, grafiği yeni oyunlara göre sönük kalıyor. Eğer detaycı biriyseniz oyunda zorluk yaşayabilirsiniz. Çünkü oyunda parçalanan duvarlar ya da aşırı iyi çatışma hissi yok. Daha çok Call of Duty'den alıştığımız close combat dediğimiz hızlı bir oyun tarzına sahip. Bunun yanı sıra animasyon sayısı fazla olsa da bir yerden sonra yetersiz kalıyor, dahasına ihtiyaç oluyor mu? Hayır. Oyunun yapısına göre yeterli düzeyde animasyon sayımız mevcut. Oyunun karakter tasarımları detaylı ve ilgi çekici. Haritada yürüyen birileri olsun diye tasarlanmadıklarını hemen anlayabilirsiniz.
2. Adım Silahlar ve Haritalar
Oyunun en güzel yanını söylemek için sabırsızlanıyorum. Silahlar! Diğer MMOFPS oyunlarında genellikle süreli olan silahları bu oyunda kalıcı olarak açıyoruz. Her ay para bayılma derdinden bizi kurtaran Phantomers'da silahların seviyesi mevcut. Belirli bir XP'den sonra bir üst silah modifikasyonunu açıyoruz. Örneğin M4A1 alıp, yeteri kadar XP toplarsak bir sonraki M4A1'de susturucu ekleniyor, dürbünü değişiyor, kamuflajı yenileniyor. Bunun gibi detayların bulunduğu seviye sistemi mevcut. Oyunda toplam 11 adet harita var. Haritaların tasarımı her tipten oyuncuya uygun. Rakibin içine dalmayı sevenler birden fazla yolla bunu yapabilecekken, bölgesinde kamp kurup keskin nişancı tüfeğiyle milleti avlamak isteyen oyuncuların da çarpışacağı bölgeler mevcut.
3- Oynayış
Oyunun oynayışı biraz farklı. Mesela karakterin normal yürüyüş hızı o kadar yavaş ki, ilk başta uykunuz gelebilir. Yapımcılar bu durumu hızlı koşma (Shift) ile halletmiş, o yüzden elinizi o tuştan çekmeyeceksiniz. Nişan sistemindeyse etrafın bulanıklaşması ve sadece odaklandığımız yerin netleşmesi güzel bir olay, bunu birçok MMOFPS oyunu kullanmıyor. Oyunda karakterlerin özel yetenekleri var. Hayır uçmuyorlar. Rakibi öldürdüğümüzde biriken enerjiler ile iki farklı yeteneği kullanabiliyoruz. Örnek verelim, Nick karakterinin M32 ve Sentry Gun adında yetenekleri var. Etkili bir alanda patlama yaratan silahla, rakipleri gördüğünde ölümcül bir şekilde ateş etmeye başlayan makine. 5 farklı karakterlerin yetenekleri etkili kullanıldıktan sonra iyi bir skor elde etmenizi sağlıyor. İstediğiniz kadar FPS oyunlarında profesyonel olun oyunun yapısına hızlı bir şekilde alışamıyorsunuz. Bu ne? Şu ne? Şu nasıl? derken 2-3 maç atmanız gerekebiliyor. Haritalardaki tuzaklardan bahsedelim. Oynayışa renk katmak için bazı köşelerde tuzaklar var. Mesela bir haritada geniş yolda butonlara ateş ettiğimizde ufak siperler kalkıyor, diğer haritada butona ateş ettiğimizde koridoru alev alıyor. Dikkatli oynamazsanız çok rahat ölebiliyorsunuz.
4- Arayüz
Oldukça şık bir arayüze sahip olan Phantomers, beyin devrelerini yakacak biçimde tasarlanmamış. İstediğinize kolay bir şekilde ulaşırken, oyunlara uzak olan insanlarında alışma süreci oldukça kısa. (Bunu oyun deneyimi fazla olmayan bir arkadaşıma oyunu deneterek gözlemledim.) Oyunun sağlam olduğu noktalardan birisi de kesinlikle arayüz. Kapalı Beta'dan yeni çıktığı için bütün fonksiyonların açık olmadığını da belirtelim.
5- Oyun Modları
Oyunda klasik Takım Öldürme Oyunu, Ele Geçirme, (Flag Capture diye tabir edilen bölgeyi elinde tutma) Bul ve Yok Et, (Hedefin bomba kurma/imha etme olduğu) Herkes Tek olmak üzere dört farklı mod mevcut. Haritalarda genellikle bunlara özel, diğer modlarda kullanılmıyor. Oyun modları çeşit çeşit oyuncuya hitap etse de insanın gözleri farklı bir şeyler arıyor. Klasik FPS oyunlarında olan modların yanına, rakiplerinin bile hayran kalacağı bir mod eklenseydi fena mı olurdu? Yine de içlerinden en eğlencelisi Ele Geçirme modu. Bölgeleri elinde tutmaya çalışırken yaşanan mücadele ayrı bir zevkli oluyor lakin takımınız kötüyse ve bölgeleri elinde tutmak yerine adam öldürmeye çalışıyorsa o zaman işiniz sıkıntıya girebiliyor.